Dendarah – Hathor Tapınağı: Tanrıların ve Yıldızların Resimlerle Hikayesi

0

Mısır’ın Dendera şehrinde bulunan Hathor Tapınağı, firavunların döneminin orijinal boyalarıyla yazılmış muhteşem bir hikayeyi içeriyor.

Hathor Tapınağı

Tapınak duvarları resim ve hiyerogliflerle kaplı. Çatıda başka mabetler bulunuyor.

Dendarah – Hathor Tapınağı

Ra, kadim okyanus doğduğunda bir lotus çiçeğinin içinde gözlerini açtı. Gözlerinden süzülen sıvı yeryüzüne düştü; güzel bir kadına, Denderanın Tanrılar Tanrısı adı verilen kadın efendisi Hathor’a dönüştü.

Aşkın, güzelliğin, müziğin ve mutluluğun tanrıçası Hathor. Güneş tanrısı Ranın gözyaşından büyüyen kızı. Den-deralı mimarlar ortalama 2000 bin yıl önce tanrıçanın onuruna inşa ettikleri yapıda onu böyle betimlemişler. 81 metre uzunlukta, 35 metreye ulaşan genişlikte ve neredeyse beş katlı bina yüksekliğindeki Hathor Mabedi, Mısır’ın en iyi korunmuş tapınağı, artık en muhteşemlerinden de biri.

Hathor Tapınağı

GÖKYÜZÜ TANRIÇASI NUT
25 metrelik rölyefe boylu boyunca uzanmış. Güneşi sabah rahminden doğuruyor ve gece için yutuyor. Vücudu boyunca kişileştirilmiş yıldızların kayıkları dizili. Buna karşılık onların üzerindeki sıradaysa ayın aydınlık yüzüyle boğa gibi burçlar betimlenmiş.

Hathor kültünün izleri, Nil kıyısındaki Gize’de ve başka şehirlerde tarihin en büyük lahitleri olan piramitlerin inşa edildiği zamanlara, milattan önceki üçüncü bin-yıla kadar uzanıyor. Fakat tanrıçanın onuruna inşa edilen ilk iki yapı yıkılmış. Zamanımıza ulaşan tapınak, Yunan-Makedon hanedanı Ptolemaios’un Firavun Krallığında hüküm sürdüğü dönemden kalma. XII. Ptolemaios döneminde, MÖ 54 yılının 16 Temmuzunda yapımına başlanmış. Rahiplerin tapınak görevlerini ifa etmeye başlayabilmeleri için 25 yıl geçmesi gerektiği söyleniyor. Onun da akabinde, Romalılar bu Nil krallığını ele geçirip kendi mısır ambarlarına dönüştürdükten sonra, başlıklarının her biri aşk tanrıçasının dört suretini gösteren 24 yüksek sütun tarafından taşınan gösterişli bölümün inşa çalışmaları başlamış.

Duvarlar ve tavan mitolojik resimler ve yazılarla bezenmiş.

Yeni tapınak birkaç yüzyıl boyunca varlığını korumuş, fakat Hıristiyanlığın gelişiyle değerini yitirmiş. 5. yüzyılın sonundan kalma bir Kıpti kilisesi, dini değerler sistemindeki değişimin kanıtı. Bir zamanların kutsal bölgesi yerleşime açılmış, devasa tapınak yaşam alanı olarak kullanılmış. Yeni Hıristiyan yerleşimciler sütunlardaki Eski Mısır tanrılarının resimlerini tahrip etmiş, ateşin isi yüzyıllar geçtikçe duvar ve tavanlardaki resimlerin üzerinde kalın, kahverengi bir tabaka oluşturmuş. Zamanla da büyük yapının kendisi kum ve taş parçası dağının altında yok olmuş.

Hathor Tapınağı

Çatıyı 24 sütun taşıyor. Her sütun başını, tanrıça Hathor’un dört yüzü süslüyor.

Çünkü 19. yüzyılın başında Avrupalı gezgin araştırmacılar tarafından yeniden keşfedildiğinde, Greko-Romen dönemin bu yapısı Kıpti yerleşimcilerin çerçöpü altında hemen hemen hasarsız durumdaymış. Avrupalılar kutsal mekânın içindeki resim deryasına şaşkınlıkla bakakalmışlar. Kâşiflerin özellikle ilgisini çeken, burç simgeleriyle yuvarlak bir gökyüzü çizimi olmuş. Kumtaşından rölyefi (çapı 2,5 metre) barutla patlatarak duvardan söküp Paris’e götürmüşler. Bu parça halen Louvre’da sergileniyor. Yuvarlak gökte gösterilen takımyıldızların güncel analizi tarih olarak MÖ 50 yılının haziran ve ağustos ayları arasında bir haftaya işaret ediyor.

Hathor Tapınağı

Rölyefle bezeli tapınak tavanını taşıyan sütunların yüksekliği ortalama 17 metre civarıdır.

Antik mimarlar tavanda da yıldızları ortaya sermişler.

Sağ ve sol kanattaki sütun dizilerinin arasında, altı adet ve 25 metre uzunluğunda rölyef biçimindeler. Dış taraftakilerin her biri burçların bir bölümünü, aynı zamanda akşamları güneşi yutan, sabahları yeniden doğuran gökyüzü tanrıçası Nut’u gösteriyor. Berlinli Mısır uzmanı ve din bilimcisi Alexandra von Lieven, “Ortadakiler gün ve gece dönümüne, iç taraftakiler ise güneş ve ay hareketlerine adanmış” diyor ve ekliyor: “Astronomik fenomenlerin mitolojik anlamı, Eski Mısır dininin karakteristik özelliklerinden biri.” Güneş, ay ve gezegenler tanrılar olarak görülmüş, gökyüzünün kendisi tanrıça olarak kişileştirilmiş.

Hathor Tapınağı

Tavan rölyefinden bir detay. Gök Tanrısı Horus’un gözü ve dolunay.

Denderanın tapınaktaki mitolojik resimleri, Bir Fransız arkeolog sayesinde neredeyse yapıldıkları zamanki gibi yeniden ortaya serilmiş. Sylvie Cauville, 25 küsur yılını Hathor Tapınağı araştırmalarına adamış, binlerce yıllık yazıtları dökümlemiş, analiz ve tercüme etmiş. Konu üzerine raflar dolusu yayını var. En büyük edinimiyse, tapmaktaki gökyüzü rölyefinin yeniden hayat bulması muhtemelen. Cauville, aralarında Mısır üniversitelerinden ünlü restoratörlerin de bulunduğu yaklaşık 50 kişinin yardımı ve beş yıllık çalışmayla tabloyu is ve tozdan kurtarmış. Ekip, 2006-2011 yılları arası metrelerce yükseklikteki iskelelerde milim milim çalışarak çizimleri kurtarmış. Ortaya, tabiri caizse Mısır’ın Şistine Şapeli çıkmış; 2000 yıl öncesinin orijinal boyasıyla.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?