Doğu Anadolu Bölgesi Özellikleri – Hakkında Bilgi

0

Doğu Anadolu Bölgesi’nin coğrafi, fiziksel özellikleri, bitki örtüsü, iklimi, ekonomisi, yetiştirilen ürünler, turistik yerleri hakkında bilgi.

dogu-anadolu-bolgesi

Advertisement

DOĞU ANADOLU BÖLGESİ COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

Yurdumuzun, doğudaki topraklarının önemli bir bölümünü içine alan Doğu Anadolu Bölgesi; batıya doğru bir üçgen biçiminde sokulur. Kuzeyde, Kuzey Anadolu dağlarının iç sıralarıyla çevrelenen bölge, güneyde Güneydoğu Toroslar’m dış eteklerine kadar uzanır. Topraklarımızın % 21’ini kaplayan Doğu Anadolu, en geniş bölgemizdir. Doğu Anadolu, yurdumuzun en yüksek, en dağlık ve en engebeli bölgesidir. Öyle ki, bölgenin ortalama yüksekliği 2000 m’yi bulur. Yüksekliğinin fazlalığı nedeniyle bölge, “Türkiye’nin damı” gibidir.

Kuzey ve güney Anadolu’daki dağ sıralarının uzantıları, bu bölgede birbirine yaklaşıp sıklaşarak doğu – batı doğrultusunda olmak üzere üç sıra halinde bir uçtan ötekine uzanır.

• Kuzey Anadolu dağları Çimen – Kop -Allahüekber ve Yalnızçam dağlarıyla kuzey kenar boyunca uzanır ve Kafkasya’da devam eder.

Advertisement

• Bölgenin ortasında Doğu Toroslar yer alır ve bölgeyi ikiye ayırır. Bu dag sırasının kuzeyinde Erzincan Ovası, Erzurum -Kars Plâtosu ve İğdır Ovası gibi düzlükler; güneyinde ise Van Gölü Havzası yer alır.

• Üçüncü dag sırası, bölgeyi Güneydoğu Anadolu’dan ayıran Güneydoğu Toros-lar’dır. Güneydoğu Torosların uzantısı olan Buzul dağlarında yükselti 4000 m’yi bulur. Türkiye’nin ikinci yüksek noktası olan Uludo-ruk tepesi (4135 m) burada yer alır.

Volkanizma, daha çok bölgenin doğusunda etkili olmuştur. Lâv akıntıları ve tüflerin çok geniş alanlar kapladığı bu kesimde, sönmüş başlıca volkanlar, Van Gölü’nün batısında, bir çizgi boyunca sıralanmıştır.

Bölgenin bir başka özelliği de bazı ovalarının deprem alanı olmasıdır. Doğu Anadolu Kırık Hattı ile Kuzey Anadolu Kırık Hattı’nın kesiştiği ovalarda zaman zaman şiddetli depremler görülmektedir.

Bölge akarsularının en önemli özelliği, sularını sınırlarımız dışındaki denizlere ulaştırmalarıdır.

Advertisement

• Bölgenin kuzey kesiminin sularını toplayan Aras ve Kura nehirleri, Hazar Denizi’ne dökülür.
• Murat ve Karasu’nun birleşmesiyle oluşan Fırat nehri, Basra Körfezi’ne dökülür.
• Dicle ırmağı da bölgenin güney kısmındaki suları toplar; Basra Körfezi’ne dökülmeden önce Fırat’la birleşir.

Doğu Anadolu akarsularının önemli özelliklerinden biri de bol su taşımalarıdır. Aynı zamanda buradaki ırmakların yatak eğimleri fazla olduğundan, akış hızları yüksektir. Bu nedenle bölge akarsuları, hidroelektrik üretimine oldukça elverişlidir.

Bölgede irili ufaklı birçok göl vardır (Hazar, Çıldır, Erçek, Balık, Nemrut, Nazik Gölü gibi.) En önemli göl, Türkiye’nin de en büyük gölü olan Van Gölüdür. Doğu Anadolu Bölgesi ikliminin asıl karakterini; denizden uzaklık ve yükselti belirler. Bu durumun sonucu olarak bölgede sert bir karasal iklim görülür.

Yüksekliğinin fazla oluşu nedeniyle bölge, İç Anadolu’dan daha fazla yağış alır. Yüksek dağlık alanlarda yağış miktarı daha da artar. Çukur alanlar az yağış alır. Hatta Iğdır Ovası gibi çevresi yüksek dağlarla çevrili çukur alanlar, Türkiye’nin en az yağış alan yerlerindendir:

Ovalar ve yarı kurak çukurluklar, bozkırlarla kaplıdır. 1500-2000 m’den sonra başlayan orman alanları çok az yer kaplar. Ormanların üst sınırından sonra, belli bir yüksekliğe kadar dağ otlakları yer alır. En geniş bölgemiz olmasına rağmen, Doğu Anadolu, barındırdığı nüfus bakımından sondan 2. sırada yer alır. 1990 sayımına göre bölge nüfusu 5,5 milyondu. Buna göre km^2 ye 32 kişi düşmektedir ki bu, Türkiye ortalamasının yarısının da altındadır.

Advertisement

Kentsel nüfus oranı da düşüktür. Bölgede nüfusu 100 bini geçen kent sayısı sadece 4’tür.

Bu durumun nedenlerinin başında

• Bölgenin doğal şartlarının çok çetin olması,
• Tarım olanaklarının kısıtlılığı;
• Ulaşım, ticaret ve sanayinin gelişmemiş olması gelir.

Bunların sonucunda, bölgeden diğer bölgelere yoğun göçler olmaktadır. Bölge, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, hayvancılık ve hayvan ürünleri tarımdan önce gelir. Bölge, gür ve alabildiğine geniş otlaklarıyla hayvancılığa oldukça elverişlidir.

• Bölgenin, tarıma elverişli toprakların azlığı,.
• Yaz mevsiminin kısa oluşu,
• Yaz sıcaklıklarının yetersizliği,
• Sulama imkânlarının kısıtlı oluşu

Advertisement

nedeniyle tarımsal üretim önemli boyutlarda değildir.

Doğu Anadolu’nun batı kesiminde imkânlar, tarımsal üretime daha elverişlidir. Bölgede sanayi kuruluşları, daha çok büyük kentlerde toplanmıştır ve tarıma dayalıdır. Keban ve Karakaya barajları ve hidroelektrik santralleri ile Afşin-Elbistan Termik Santralı’nın gerçekleştirilmesiyle büyük çapta enerji üretimi sağlanmıştır.

Bölge, zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir Demir, bakır, krom, çinko, kurşun ve linyit bu kaynakların başlıcalarıdır.

dogu-anadolu-iller
BÖLGENİN BÖLÜMLERİ

A – YUKARI FIRAT BÖLÜMÜ

Advertisement

Bölgenin batısında yer alan Yukarı Fırat, bölgenin en geniş bölümüdür. Yüksek bir plato görümündeki bu bölüm, oldukça engebelidir.

Dağ sıralarının parçalı bir görünüm kazandırdığı Yukarı Fırat Bölümü’nde, iki hat boyunca uzanan çukurluklar dikkati çeker.

• Kuzeyde yer alan çukurluklarda Erzincan ve Tercan ovaları;
• Güneydekinde ise Elbistan, Malatya, Elazığ ve Muş ovaları yer alır

Bu iki ova dizisinin arasında Tunceli-Mercan dağları uzanır.

Bölümün batısında Uzunyayla yöresi yer alır. Birtakım dağ sıralarıyla parçalanmış olmasına karşın, burası daha çok bir plâto görünümündedir. Önemli bir hayvancılık alanı olan bu yöre, az nüfuslanmıştır.

Advertisement

En büyük akarsularımızın, çeşitli kollarının birleştiği Yukarı Fırat Bölümü; büyük bir su ve su gücü potansiyeline sahiptir. Birçok yönüyle bölgenin en elverişli bölümüdür. Her şeyden önce, yükseltisinin azlığı nedeniyle bölgenin en sıcak bölümüdür. Bunun yanı sıra tarıma elverişli toprakları, bölgenin diğer bölümlerine oranla fazladır, iklimin elverişliliği ve topraklarının verimli olması, tarımın gelişmesini sağlamıştır.

Bölge içinde tarım ürünlerinin hayvancılıktan önce geldiği bölüm burasıdır. Ürünler de diğer bölümlere oranla çeşitlilik gösterir Bölüm, bu özellikleri sonucu sık nüfuslanmıştır. Anadolu’nun en büyük kenti olan Malatya ve Elazığ, bu bölümde yer alır.

Bölümün güneyindeki diğer önemli yerleşmeler ;

• Elbistan (termik santral),
• Muş (Şeker fabrikası),
• Bitlis (sigara fabrikası).
• Tunceli ve Bingöl’dür.

Bölümün kuzey kesiminde yer alan Erzincan 1939 ve 1992 depremlerinde büyük yıkımlara uğramış, son depremden sonra yeniden yapılanmakla birlikte, büyük çapta nüfus kaybına uğramıştır.

Advertisement

Bölümün diğer bir yerleşim merkezi olan Divriği, maden yataklarıyla tanınmıştır. Bölümde en önemli geçim kaynağı tarımdır. Üretilen başlıca ürünler buğday, arpa, şekerpancarı, tütün, sebze ve meyvelerdir.
Yukarı Fırat Bölümü, maden yatakları bakımından Türkiye’nin en zengin alanlarındandır.

• Linyit (başta Elbistan olmak üzere çeşitli yerlerde)
• Krom (Guleman, Palu),
• Demir (Divriği, Hekimhan),
• Bakır (Ergani, Maden, Pötürge),
• Kurşun-çinko (Keban),
• Kayatuzu (Erzincan, Tercan)

Keban Barajı ve Hidroelektrik Santralı ile Karayaka Barajı ve Hidroelektrik Santralı Türkiye’de elektrik üretiminde başta gelir. Bölüm, hidroelektrik üretimi bakımından çok elverişli olanaklara sahiptir.

B – ERZURUM – KARS BÖLÜMÜ

Bölüm, bölgenin kuzeydoğusunda yer alır. Yüksek plâtolarla, bu plâtolar üzerinde yükselen dağlar, bölümün asıl yer şekillerini oluşturur. En geniş yeri Kars-Ardahan Plâtosu kaplar. Bu bölümde plâtolar arasında yer alan oluklarda birçok ovaya rastlanır. Bunların başlıcaları Aşkale, Erzurum, Pasinler, Kağızman ve Iğdır ovalarıdır. Birbirine dar geçitlerle bağlanmış olan bu ovalar başlıca tarım alanlarıdır.

Advertisement

Bu bölüm, deniz etkisine tamamen kapalı ve çok yüksek olduğu için Türkiye’nin en soğuk yeridir. Bölümde, Iğdır Yöresi, farklı bir özellik gösterir. Yüksek plâtolar arasına gömülmüş olan bu nisbeten alçak alüvyal ova, yüksek dağlarla çevrilidir. Kışın sıcak bir ada gibidir. Sulama yoluyla ovada buğday, pamuk, meyve ve sebzeler ile şekerpancarı, pirinç, kavun ve karpuz yetiştirilir. Bölümün genelinde üretilen ürünler buğday, arpa ve şekerpancarıdır.

Erzurum-Kars Bölümü’nde hayvancılık ve hayvan ürünleri tarımdan daha çok önem kazanmıştır. Yaz boyu yeşil kalan gür otlakların varlığı nedeniyle, Kars-Ardahan çevresinde çok sayıda sığır beslenir. Türkiye’nin sığır varlığının önemli bir bölümü burada yer alır.

Bu bölüm, genelde sıkça nüfuslanmıştır. Başlıca kentler Erzurum, Kars, Iğdır, Sarıkamış, Pasinler, Ardahan, Aşkale ve Horasan’dır. Bölümün başlıca yeraltı kaynakları linyit (Aşkale) ve Oltu taşı (Oltu) dır. Kars çevresinde de tuz çıkarılır. Bölümde sanayi kuruluşları fazla sayılmaz.

C – YUKARI MURAT – VAN BÖLÜMÜ

Bu bölüm, Van Gölü ve çevresi ile Murat’ın yukarı çığırını içine alır. Yukarı Murat Yöresi’nde yer şekillerinin esasını; geniş tabanlı Murat vadisi ile bunun çevresindeki dağlık kütle oluşturur. Bu yörede Murat vadisi boyunca birbirinden dar boğazlarla ayrılmış küçüklü büyüklü ovalar yer alır. Bu ovaların başlıcaları Kuzeydeki Eleşkirt – Ağrı ovaları ile Güneybatıda, Muş Ovası’dır. Bölgenin volkanik dağları bu bölümde yer alır. Bu volkanların lâvlarıyla kaplı platolar ve havzalar geniş yer kaplar.

Advertisement

Volkanlar dizisinin güneydoğusunda Van Gölü yer alır. Tatvan-Van arasında işleyen feribotlarla Türkiye-İran demir yolu bağlantısı sağlandığı için yöre, turizm açısından ve ekonomik yönden canlılık kazanmıştır. Bölümün başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Daha çok küçük baş hayvan beslenir. Üretilen başlıca ürünler buğday, arpa ve şekerpancarıdır.

Yukarı Murat – Van Bölümü, Doğu Anadolu’nun en seyrek nüfuslu yerlerindendir. Başlıca kentler, Ağrı ve Doğubayazıt; güneyde Van ve Tatvan; batıda Hınıs ve Varto’dur. Van Gölü çevresinde yer alan Ahlat, Adilcevaz, Erciş ve Gevaş bağ ve bahçeleriyle tanınmıştır.

Bölümde tarım, bazı çukur havzalarda, özellikle Van Gölü çevresinde önem kazanmıştır. Bölümde, en önemli ekonomik uğraş, küçükbaş hayvancılıktır. Bölümün başlıca sanayi tesisleri Muş, Ağrı ve Erciş’teki şeker fabrikaları ile Van’daki çimento fabrikasıdır.

D – HAKKÂRİ BÖLÜMÜ

Bu bolüm, bölgenin güneydoğusundaki dağlık kesimi içine alır. Torosların iyice yükselip genişlediği Hakkâri Bölümü bir bütün halinde, Türkiye’nin en yüksek yeridir. Dağ sıralarının yükseltisi doğuya gidildikçe artar ve Buzul dağlarında 4000 m yi aşar.

Advertisement

Buzul dağlarından, derin bir vadiyle ayrılmış olan Sat dağı, 3500 m yi aşan yükseltisiyle, bölümün önemli diğer bir dağlık kütlesidir. Dağlar arasında, Dicle’nin başlıca kollarından Botan çayı ve Zap suyu gibi akarsuların oldukça derin vadileri yer alır. Bölümdeki en önemli ova, yüksek dağlarla çevrili olan Yüksekova’dır. (Ortalama yükseltisi 2000 m.) Bu bölümde iklim sert bir karasal özellik gösterir.

Çıplak dik yamaçlar, derin vadiler, yalçın kayalıklar halindeki arazide tarım son derece güçtür. Tarıma elverişli toprakların oram son derece düşüktür. Bu nedenle bölüm Türkiye’nin en tenha yerlerindendir. Asıl geçim kaynağının hayvancılık olduğu bölümde, göçebe hayvancılık hâlâ varlığını sürdürmektedir. Vadi tabanlarındaki ovalarda tahıl ve çeltik üretimi yapılır.

Bölümün en büyük kenti Hakkâri’dir. Diğer yerleşim merkezleri Şırnak, Yüksekova, Şemdinli ve Çukurca’dır.

Sanayi tesislerinin yok denecek kadar az olduğu bölümde başlıca yeraltı kaynağı as-faltittir (Şırnak’ta).

Oltu taşı

Oltu taşı

BÖLGENİN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Advertisement

Bölgenin, yurt ekonomisine en büyük katkısı madencilik ve hidroelektrik üretimi alanındadır.

• Türkiye’de üretilen bakırın yarısına yakını,
• Krom ve demirin büyük bir bölümü bölgeden çıkarılır.
• Kurşun ve çinko üretimi de önemli ölçüdedir.
• Baritin dörtte üçü,
• Manganezin üçte biri
• Linyitin onda biri ve
• Kayatuzunun önemli bir kısmı bu bölgeden elde edilir.

Bölge, maden rezervleri bakımından da Türkiye’de başta gelir.

• Türkiye’de hidroelektrik potansiyelinin üçte biri bu bölgeye aittir. Bu yönüyle bölge, günümüzde ve gelecekte elektrik enerjisi üretiminde en önemli konuma sahiptir.

Sadece Keban; Türkiye’de üretilen elektrik enerjisinin dörtte birini sağlamaktadır.

Advertisement

• Doğu Anadolu Bölgesi’nin yurt ekonomisine önemli bir katkısı da, canlı hayvan ihracatı ve hayvan ürünleri alanındadır Ülkemizdeki küçük baş hayvan ve sığır varlığının yaklaşık üçte biri bu bölgeye aittir.

ishak-pasa-sarayiBÖLGENİN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ

Bölgede turizm gelişmemiştir. Büyük merkezlere uzak olması, soğuk olması ve turizm yatırımlarının yetersizliği bu durumun başlıca nedenleridir.

Bölge, dağcılık ve kış sporları açısından ideal imkânlara sahiptir. Erzurum’un Palandöken dağlarında, Sarıkamış’ta ve Bingöl’de dag sporları tesisleri vardır.

Bölgedeki pek çok göl, doğal güzellikleriyle birer dinlenme ve gezi yeridir. Bazılarının kıyısında kamp ve plaj tesisleri vardır.

Advertisement

Ağrı, Erzurum, Pasinler, Ilıca, Malatya ve Bingöl’de kaplıca ve içmeceler vardır; ancak bunların çoğunda konaklama tesisi yoktur.

Nuh Tufanı efsanesi nedeniyle Ağrı Dağı turistik bir öneme sahiptir.

Van Gölü çevresi, doğal güzellikleri ve tarihi kalıntılarıyla önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Van Kalesi ve Toprakkale, Akdamar adası, Ahlat’taki mezar taşlan, Ahlat ve Gevaş’taki kümbetler, Bendimahi çağlayanı, Nemrut gölü, Süphan Dağı Van Gölü çevresinin önemli turistik varlıklarıdır.

Doğubayazıt yakınındaki İshak Paşa Sarayı ve Meteor çukuru da bölgenin ilgi çeken önemli yerlerindendir.

Advertisement


Leave A Reply