Ege ve Roma Uygarlıkları Hakkında Bilgi

0

Ege uygarlığı, Roma uygarlığı, Miken uygarlığı, Hellenizm uygarlığı, Yunan Uygarlığı ve Roma uygarlıklarının özellikleri, tarihi, hakkında bilgi.

EGE VE ROMA UYGARLIKLARI

Advertisement

EGE UYGARLIĞI

Ege Bölgesi, Ege Denizi’nde kıyıları olan Girit, Yunanistan, Makedonya, Trakya batı ve güney batı Anadolu bölgelerinden meydana gelir. Bu bölgede oluşan uygarlıklara Ege Uygarlığı denir.

Mezopotamya’dan geçerek batı Anadolu kıyılarına ulaşan ticaret yolları ve Mısır’la olan yoğun ilişkiler bu etkilenmeyi kolaylaştırdı. Anadolu medeniyeti de coğrafi yakınlığı nedeniyle Ege uygarlığını yakından etkilemiştir.

Ege uygarlığının temeli Girit, Miken ve Yunan uygarlıkları oluşturur.

Advertisement

GİRİT UYGARLIĞI

Ege bölgesinde en eski uygarlık Girit Adası’ nda doğmuştur. Coğrafi konunun büyük uygarlıklardan etkilenmesini ve yeni bir uygarlık geliştirmesini sağlamıştır.

Knossos Sarayı Girit sanatının en önemli eseridir. Balıkçılık, avcılık ve tarım başlıca üretim alanlarıdır. Ticaret, gemicilik, deniz ulaşımı ilerlemiştir. Tiyatrolar ve kanalizasyon tertibata ilgi çekicidir. Sarayların duvarlarına yapılan freskler, kabartmalar, yumurta kabuğu inceliğinde vazolar yapmışlardır.

Önce Aka’ların sonra DorTarm istilası bu uygarlığın yıkılmasına neden oldu.

MİKEN UYGARLIĞI:

Advertisement

M.Ö. 2000 yıllarında, kuzeyden Hint Avrupa asıllı bir ırk Yunanistan’a gelerek yerleşmiştir. Mora Yarımadası’ nm doğusunda bulunan Miken şehri önemli bir uygarlık merkezi olmuştur. Miken’de krallar için yapılan yeraltı (Kuyu) mezarlarında yüzleri altın maskelerle kaplanmış iskeletler ve çeşitli eşyalar bulunmuştur. Trins ve Miken şatoları mimari eserlerin büyüklüğünü göstermektedir.

Miken uygarlığı Girit uygarlığından etkilenerek gelişmiştir. Miken kralı Agamemnon’un Truva’yı hakimiyeti altına alış öyküsü Homeros’un İlyada Destanı’nda anlatılmaktadır.

Dor saldırısıyla yıkıldılar.

YUNAN UYGARLIĞI:

Dor’lar Avrupa’dan gelerek Yunanistan’a yerleştiler. Polis adı verilen küçük şehir devletleri kuruldu. En önemlileri İsparta, Atina, Korint, Tebai’dir. Özellikle Atina’da halkın uzun süreli mücadelesi sonucu demokratik bir toplum yapısı oluşmuştur. Drakon ve Solon kanunları yurttaşların birbirleri ile olan ilişkilerini düzenlemiştir.

Advertisement

Eski Yunanlılar ülkelerinde toprağm yetersiz olması, tarıma elverişli arazinin azlığı, nüfus artışı, ticaret ve elverişli hayat şatlan aramak gibi nedenlerle Ege, Karadeniz ve Akdeniz’de koloniler kurdular. M.Ö. V. Yüzyıl’da siyasi sosyal ve kültürel alanda gelişme gösterdiler. Bu devre Hellen Klasik Çağı denir. Ünlü tarihçiler Herodot ve Tukidides bu devirde yaşamıştır.

İsparta ve Atina arasında Pelopones Yarımadasında üstünlük kurma savaşları yapıldı. Savaşlar İsparta’nın üstünlüğü ile sona erdi. Yunanlılar daha sonra Makedonya ve Büyük İskender’in hakimiyetine girdiler.

Akademi ve okulların kurululmasıyla bilimsel çalışmalar yapılmıştır. Aristotales (Aristo) bütün devlet şekillerini incelemiş bunları monarşi, aristokrasi, demokrasi olmak üzere üç yönetim şekline ayırmıştır.

Mimaride, iyon (İon), dor, korint nizamları ile eserler yapmışlardır. Dört yılda bir spor yarışmaları düzenlenir. Buna olimpiyat adını vermişlerdir.

Eski Yunan Uygarlığı, Roma Uygarlığı ile birlikte bugünkü batı uygarlığının oluşmasına etkili olmuştur.

Advertisement

HELLENİZM UYGARLIĞI

Yunanistan’ın dışında, Yunan etkisiyle gelişmiş olan uygarlığa Hellenizm adı verilir. Hellenizm değişik şekillerde hristiyanlığın güçlenişine kadar devam etmiştir.

Makedonya Kralı Büyük İskender bütün dünyayı ele geçirerek bir yönetim altında birleştirmek istiyordu. Eski doğu ile eski batı kültürlerinin karıştığı barışın egemen olduğu bir dünya devleti kuracaktı.

İskender’in ölümünden sonra kurduğu imparatorluk generalleri arasında parçalandı. Üç devlet ortaya çıktı.

1) Asya Krallığı (Seelevkiler)
2) Mısır Krallarığı (Ptolemeler)
3) Makedonya Krallığı (Antigonitler)

Advertisement

Zamanla zayıflayan bu krallıklar Roma tarafından ortadan kaldırıldılar.

Hellenizm devri, pozitif ve deneysel bilimlerin geliştiği bir dönem olmuştur. İskenderiye ve Bergama’da büyük kütüphaneler Antakya’da bilim merkezi kuruldu. Arşimed matematiğin, öklid ve Apollonios geometrinin temellerini attılar. Eratosten dünyanın çevresini hesapladı. Tıpta anatomi gelişti; Kalple damarlar, beyinle sinir sistemi arasındaki ilişkiler öğrenildi.

Hellenistik uygarlığı doğuda Sasani, batıda Roma uygarlıklarının kurulmasını sağladı.

ROMA UYGARLIĞI

Roma uygarlığı İtalya’da doğmuştur. İtalya’ya kara ve deniz yolu ile pek çok kavim göç etmiştir. Karayolu ile sırasıyla İtalikler, İl-liryalılar, Galler, deniz yoluyla Etrüskler, Fenikeliler ve Yunanlılar gelmişlerdir. (Fenikeliler ve Yunanlılar koloni kurmak amacıyla gelmişlerdir.)

Advertisement

NOT: İtalikler, İtalya’ya demir devrini getirdi.

Etrüksler İtalya’da şehir kültürünü gelişte-rerek, Roma uygarlığının gelişmesine katkıda bulundular.

Roma tarihi sırası ile krallık, Cumhuriyet ve imparatorluk olmak üzere üç döneme ayrılır. Roma Kavimler Göçü sonucu 395’te ikiye ayrıldı.

Özellikleri:

1) İlkçağın en büyük köleci devletidir. Fethedilen yerlerin halkı köleleştirilmiştir.
2) Hristiyanlığı resmi devlet dini olarak kabul etmişler, yayılmasını sağlamışlardır.
3) Günümüz çağdaş hukuk kurallarının temelini oluşturmuşlardır. Aristokratlarla (Patriciler) halk (Plep) arasındaki sınıf mücadeleleri sonucunda ilkçağın en gelişmiş yasaları yapılmıştır.
Örnek: 12 levha kanunları.
Roma hukuku Avrupalılar tarafından incelenerek bazı kanunlarına temel olarak alındı.
4) Roma dili latince bilim ve kültür dili olarak bütün Akdeniz ülkelerine yayıldı. Güneş takviminin geliştirilmesinde katkıda bulunmuşlardır.
5) Yunan ve Hellen uygarlıklarını alıp, geliştirerek Avrupa’ya yayılmasını sağlamışlardır.
6) Romalılar hitabet sanatında ve tarih yazıcılığında büyük başarı gösterdiler.
7) Lejyon adı verilen askeri birlikler oluşturarak devamlı ordular kuruldu. İmparatorluk döneminde ülkenin bir çok yerinde askeri garnizonlar oluşturuldu. Ordunun temelini piyadeler oluşturmuştur.

Advertisement

NOT: Roma kendilerine özgü yeni ve özgün bir uygarlık yaratmamış Yunan uygarlığını alarak değerlendirmişlerdir.


Leave A Reply