İyilik – İyi Olmak İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları

0

İçinde iyi, iyilik kelimesi geçen deyimler ve atasözleri nelerdir? Bu atasözü ve deyimlerin açıklamaları, anlamları. İyi ve iyilik ile ilgili deyimlerin açıklamaları.

İyilik İle İlgili Atasözleri Deyimler

Advertisement

İyilik İle İlgili Atasözleri Deyimler

ATASÖZLERİ

  • *** aç kalmak, borçlu olmaktan iyidir
    sözünün eri olana, borcunu ödeyememek aç kalmaktan daha ağır gelir.
  • *** adamın iyisi işbaşında (alışverişte) belli olur
    bir kişinin iyi ve becerikli olduğu yaptığı işlerden anlaşılır.
  • *** ahlatın iyisini ayılar yer
    kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.
  • *** ahlatın iyisini dağda ayılar yer
    kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.
  • *** akşamın hayrından sabahın şerri iyidir (yeğdir)
    işinizi akşamüzeri veya gece yapmayın, sabaha bırakın çünkü gece iş yapmanın kötü yönleri daha çoktur.
  • *** al malın iyisini, çekme kaygısını
    malın iyisini alan, onu tasasız kullanır.
  • *** armudun iyisini (dağda) ayılar yer
    kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.
  • *** borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek
    borçlu ve dertli bir biçimde yaşanılmaz; borçtan kurtulmanın yolu onu vermek, onulmaz dertten kurtulmanın çıkar yolu ise ölmektir.
  • *** borç iyi güne kalmaz
    borcu ilk fırsatta ödemek gerekir.
  • *** bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir
    sağlanmış bir kazanç beklenen, umulan daha büyük bir kazanca feda edilemez.
  • *** daha iyisi can sağlığı
    bulunabileceklerin en iyisi oldu.
  • *** dost (iyi dost) kara günde belli olur
    gerçek dost üzüntülü, sıkıntılı günlerde insanı yalnız bırakmaz.
  • *** güzele kırk günde doyulur, iyi huyluya kırk yılda doyulmaz
    değerli olan yüz güzelliği değil huy güzelliğidir.
*** hiç yoktan iyidir
elde bulunanla yetinmek gerekir.
  • *** iyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder
    babaya ün kazandıran da el içine çıkamayacak bir duruma düşüren de çocuklarının tutumlarıdır.
  • *** iyi gitmeyince kişinin işi, muhallebi yerken kırılır dişi
    insanın işi bir kez ters gitmeye görsün, en sıradan işlerinde bile tersliklerle karşılaşır.
  • *** iyi insan sözünün üstüne gelir
    yokluğunda kendisinden söz edilen kimse, konuşmanın üzerine gelirse o iyi insandır, denilir.
  • *** iyi iş altı ayda çıkar
    doğru dürüst yapılması istenen iş uzun zaman ister.
  • *** iyi nasihat verilir, iyi ad verilemez
    bir kimse başkalarına iyi öğüt verebilir ama ün veremez, kişi ünü ancak kendisi kazanabilir.
  • *** iyi olacak hastanın, doktor ayağına gelir
    Tanrı kötü bir durumun iyiliğe dönmesini dilemişse bunu yapacak kimse işin üstüne gelir.
  • *** iyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı
    iyiliğe karşı iyiliği herkes yapabilir, önemli olan kötülüğe karşı iyilik yapabilmektir.
  • *** iyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı
    nasıl öküz, ömrü boyunca hizmet ederek sahibine kazanç sağladığı hâlde ihtiyarlayınca sahibi tarafından kesiliyorsa bu dünyada her zaman iyiliğe karşı iyilik görülmez.
  • *** iyiliğe “nereye gidiyorsun” demişler, “kötülüğe” demiş
    birçok iyiliğin karşısında kötülük vardır.
  • *** iyilik eden iyilik bulur
    iyilik eden kimseye zamanı geldiğinde başkaları da iyilik ederler.
  • *** iyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir
    karşılık beklemeden iyilik yap.
*** iyilik et kele, övünsün ele
bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.
  • *** iyilik iki baştan olur
    birbiriyle ilişkileri bulunan iki kişinin iyi geçinebilmeleri için yalnızca birinin iyi olması yetmez.
  • *** kötülük her kişinin kârı, iyilik er kişinin kârı
    iyiliğe karşı iyiliği herkes yapabilir, önemli olan kötülüğe karşı iyilik yapabilmektir.
  • *** malın iyisi boğazdan geçer
    kişinin, yiyemediği malının bir değeri yoktur.
  • *** malın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın
    çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.
  • *** mermer iyi taştan, iyilik iki baştan
    birbiriyle ilişkileri bulunan iki kişinin iyi geçinebilmeleri için yalnızca birinin iyi olması yetmez.
  • *** öcün iyisi, bağışlamaktır
    kötü bir davranış veya sözü, aynı biçimde karşılık vererek cezalandırmak yerine affetmek en büyük erdemdir.
  • *** tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın
    çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.
  • *** turpun sıkısından seyreği iyidir
    görüşmeyi, konuşmayı sıklaştırmamak doğrudur.
  • *** yakın (hayırlı) dost (komşu) uzak (hayırsız) hısımdan (akrabadan) yeğdir (iyidir)
    ilgi ve iyiliklerini görmekte olduğumuz komşu ve dostlarımız, hiçbir ilgisini görmediğimiz hısımlarımızdan bize daha yakındır.
  • *** yatan (yatar) aslandan (kurttan), gezen (yeler) tilki yeğdir (iyidir)
    1) az güçlü olup çalışan, çok güçlü olup çalışmayandan daha başarılı olur; 2) soylu, güçlü olmadıkları hâlde geçimlerini sağlamak için çalışanlar soylu, güçlü olup da tembel tembel oturanlara yeğlenirler.

DEYİMLER

  • *** (bir şeyle) arası hoş (iyi) olmamak
    o şeyden hoşlanmamak.
  • *** (biri için) iyi söylemek
    övmek.
  • *** (biriyle) arası hoş (iyi) olmamak
    o kimseyle aralarında gerginlik, geçimsizlik olmak.
  • *** bundan iyisi can sağlığı
    “bundan daha iyisi olamaz” anlamında kullanılan bir söz.
  • *** el iyisi olmak
    yakın çevresine değil, yabancılara yardımcı olmayı sevmek.
  • *** elinden iyi iş gelmek
    becerikli, hünerli olmak.
  • *** hava iyi esmek
    ortamla ilgili her türlü şart uygun durumda olmak.
  • *** iki rahmetten (iyilikten) biri
    “çok acı çeken ağır hastalar için ya iyileşsin ya ölüp kurtulsun, böyle çekmesin” anlamında kullanılan iyi dilek sözü.
  • *** iyi etmek
    1) iyileştirmek, hastalıktan kurtarmak; 2) uygun, yerinde bir davranışta bulunmak: “Biraz da etrafında olup bitenlere dikkat etsen iyi edersin.” -A. M. Dranas. 3) argo soymak, parasını, malını almak.
  • *** iyi gelmek
    1) yaramak: Ağrılarıma bu ilaç iyi geldi. 2) giyecek, üstüne olmak, uygun olmak: Palto üstüne iyi geldi. 3) uğurlu gelmek.
  • *** iyi gitmek
    1) bir iş yolunda olmak; 2) yakışmak: Bu elbise size iyi gidiyor.
*** iyi gözle bakmamak
hakkında iyi düşünmemek.
  • *** iyi gün dostu olmak
    sadece iyi günlerde görünmek.
  • *** iyi hoş (ama)
    bir görüşe karşıt bir düşünceyi söylerken kullanılan bir söz.
  • *** iyi iş (doğrusu)
    tkz. beğenilmeyen bir olay, bir durum karşısında şaşkınlığı anlatan bir söz.
  • *** iyi karşılamak
    1) kabul etmek, beğenmek, benimsemek: “Belki babam, güvercinlerin satıldıklarını iyi karşılamayacaktır.” -M. Ş. Esendal. 2) ilgi göstermek.
  • *** iyi ki
    güzel bir rastlantı olarak, ne mutlu: “İyi ki o günkü acı ile ölmemişiz.” -F. R. Atay.
  • *** iyi saatte olsunlar
    cinler, periler: “Yuvarlak, şen yüzlü, zaman zaman ince ve alaylı ışıldayan bir tanesi iyi saatte olsunlar ile temasta olduğu zaman şaşılaşan kara gözlü, orta yaşlı bir kadın.” -H. E. Adıvar.
  • *** iyiliği dokunmak
    yararlı olmak, yararını görmek.
*** iyilik bilmek
kendisine yapılan iyiliği unutmamak.
  • *** iyilik görmek
    maddi, manevi yardım görmek.
  • *** iyisi mi
    yapılacak olanın en doğrusu, en uygun olanı: “İyisi mi, yüz vermemeli ve hatta danslara iştirak etmesine müsaade etmemeli, demiş.” -R. N. Güntekin.
  • *** iyiye çekmek
    bir düşünce veya olayı olumlu yönüyle değerlendirmek.
  • *** iyiye iyi, kötüye kötü demek
    hatır için söz söylememek, dürüst olmak.
  • *** ne iyi!
    mutluluk ve beğenme anlatan bir söz.
  • *** sizden iyi olmasın
    birinin, orada bulunmayan bir kimseyi överken karşısındakine söylediği bir nezaket sözü: “… sizden iyi olmasın pek babacan, cana yakın bir adamdır.” -H. Taner.
  • *** üstüme (üstümüze, üstünüze) sağlık (iyilik sağlık, şifalar)
    1) “Tanrı esirgesin, üstümden uzak olsun” anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü; 2) şaşma, şaşkınlık belirtmek için kullanılan bir söz; 3) kötü bir durumdan söz ederken konuşanın dinleyene söylediği iyi dilek sözü.


Yorum yapılmamış

Leave A Reply