Kara Nedir? – Sözlük Anlamı

0
Advertisement

Kara ne anlama gelir? Kara kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak
“Kurbağa karada da soluk alır, suda da.” – N. Hikmet
1. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı
2. Bu renkte olan
“Kara gözlüm efkârlanma gül gayri / İbibikler öter ötmez ordayım” – B. S. Erdoğan
3. Esmer
4. Kötü, uğursuz, sıkıntılı
5. Yüz kızartıcı durum, leke
6. İftira
“bundan sonra herhangi bir sıkıntı ile karşılaşma ihtimali yok” anlamında kullanılan bir söz
deniz içinde bulunan bir şey akıntı veya dalga ile kıyıya atılmak
1. deniz, göl vb.nden karaya çıkmak
2. deniz taşıtından karaya çıkmak
gemi denizin sığ bölümüne saplanıp kalmak
“Olan olmuş, bizim teknenin bir yanı, pamuk şiltelere serilir gibi karaya oturmuş.” – B. R. Eyuboğlu
göl veya denizden karaya çıkmasını sağlamak
“Sizi kaptan bir filika ile karaya çıkarır.” – F. F. Tülbentçi
1. karaya çarpmak
“Loşluklar içinde bana, sandalımız ikide bir karaya vuruyor gibi geliyordu.” – R. H. Karay
2. denizdeki bir cisim kendini karaya atmak
“Ağzımı, karaya vurmuş bir balık gibi sonuna kadar açıyorum ama soluk alamıyorum.” – A. Ümit
Yazların sıcak ve kurak, kışların soğuk ve kar yağışlı geçtiği, günlük ve mevsimlik sıcaklık farklarının belirgin olduğu iklim, karasal iklim
Toprağı sürmede kullanılan ilkel bir tarım aracı
“Kara saban, traktörün yanında, koca bir şahmerdana nispetle küçücük bir çekiç.” – N. F. Kısakürek
Yerleşim merkezlerini birbirine karadan bağlayan yol
Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki, temriye
Bir devletin deniz kıyıları boyunca egemenliği altında tuttuğu belli genişlikte su şeridi
Kurbağalardan, karalarda yaşayan, yumurtalarını suya bırakan bir tür kurbağa
1. Bir ülkeyi karadan gelecek saldırı ve tehlikeye karşı korumak amacı ile kurulan askerî teşkilat
2. Silahlı kuvvetler içinde yer alan kara ordularının tümü
Demir yolu taşıtı
Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar
Yaz geceleri karadan denize doğru esen yel
1609 metre uzunluğundaki bir ölçü birimi
birine iftira etmek, kara sürmek
“özü bozuk olan şey, düzeltme çabalarıyla iyi duruma getirilemez” anlamında kullanılan bir söz
yas tutmak
“Bütün yaşamı karardı, sokağa çıkamaz oldu, karalar bağladı.” – H. Topuz
çok üzüntülü olmak, düşünceye dalmak
“Kara kara düşünmeye başladım; böyle bir toplantıyı kim, hangi kurum destekleyecekti?” – M. C. Anday
kara çalmak
“Gericiliği, insanlara kara sürme suçlamalarını kabul etmedi.” – K. Tahir


Leave A Reply