Laikliği Doğuran Nedenler

0

Laikliği doğuran nedenler nelerdir? Laik devlet nedir ve neden gerekli olmuştur? Laikliğin nedenleri hakkında bilgi.

Atatürk ve Laiklik

Laikliği Doğuran Nedenler

Fransızcadan dilimize geçmiş olan laiklik Yunanca ‘Laikos’ sözcüğünden türemiştir. Terim olarak ise, din ve devlet işlerinin birbirlerinde ayrı olarak yürütülmesidir.

Laiklik Avrupa’da Hristiyan din adamlarının oluşturduğu ve hayatın her alanına uyguladığı aşırı baskının ve şiddetin kurumsal egemenliğine karşı başlatılan mücadelenin sonucu ortaya çıkmış siyasi bir değerdir. Papalığın siyasi etkisinin ortadan kaldırılmasından sonra Avrupa’daki ilmi, sosyal ve ekonomik hayat canlanmış ve böylece Avrupa içinde bulunduğu karanlıktan kurtularak aydınlanma çağına geçebilmiştir. 15. Yüzyılda başlayıp 18. Yüzyıla kadar süren bu mücadelenin sonucunda ‘liberalizm’ denilen anlayış, siyasi egemenliği halkın oylarının sonucuna bırakmıştır.

Böylelikle toplumların hayatına din ve vicdan özgürlüğü kavramları yerleşmiştir. Buna göre insanlar, istediği dini, siyasi ve kültürel tercihlerini hiçbir baskı altında kalmadan yapma haklarını elde etmişlerdir. 1789 Fransız devrimiyle kilisenin otoritesi tamamen son bulmuş ve 1905’te ise Fransız parlamentosunun kabul ettiği bir kanunla din ve devlet işleri ayrılmış ve laik devlet anlayışı hayatın her alanına yerleşmiştir.

Laiklik, Atatürk ilke ve inkılaplarının temelidir. Buna bağlı olarak 1924’te halifelik kaldırılmış, 1937’de, Laiklik ilkesi Anayasamıza girmiştir.

Laik Devlet

Laik devlet, din ve devlet işlerini birbirinden tamamen ayırarak vatandaşların dini inanç ve ibadetlerine hiçbir şekilde müdahale etmediği gibi dini inanış ve kuralların da devlet işlerine karışmasına izin vermez. Bu sistemde din ve devlet birbirlerinin varlığını kabul ederlerken işleyişlerinde ayrılığı bir esas olarak kabul eder. Sonuç olarak laikliğin amaçlarını şu şekilde açıklayabiliriz:

• Ruhbanlık anlayışını kabul etmemek

• Din ve vicdan hürriyetini sağlamak

• Herkesin yasalar önünde eşitliğini sağlamak

• Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir devlet oluşturmak

• Bilimsel esasların ve teknolojinin etkili bir şekilde kullanımını sağlamak

• Dinin istismar edilmesini önlemek için tedbirler almak

Böylece laik devlet, dini inanç ve görevlerin rahatlıkla yerine getirilmesi için tüm yasal tedbirleri almak ve baskısız bir şekilde bu hakların kullanımı sağlamakla yükümlüdür. Toplumdaki barış ve huzurun oluşturulması ancak bu işleyişin etkili olması ile mümkündür.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?