Atıcılık Nedir? Atıcılık Sporunun Tarihçesi, Gelişimi, Kuralları Hakkında Bilgi

0

Atıcılık nedir, Atıcılık sporu nasıl doğmuştur? Atıcılık sporunun doğuşu, gelişimi, tarihi, atıcılık tarihçesi, kuralları hakkında bilgi.

atıcılık

Advertisement

Atıcılık

Atıcılık; vuruculukta ateşli bir silahla belirli bir hedefe ateş etmedir. Atıcılıkta üç tür ateşli silah kullanılır; çeşitli tüfekler, av çiftesi ve tabanca. Tüfek ve çifte, av sporunda da kullanılır. Ateşli silahlarla nasıl atış yapılacağı, hedefin nasıl gözleneceği teknik bir konu olup, hedef uzaklığı yarışa, silaha ve gruplara göre değişir.

1896’daki ilk Olimpiyat Oyunları’ndan bu yana atıcılık, bir spor dalı olarak kabul edilmiştir. Düzenli atış yarışmalarına katılanlar, aynca canlı güvercin hedef yarışmaları ve düello tabancalarıyla atış yarışması da yaparlar. Atıcılık silahları özel olarak üretilir. Çağdaş atıcılık sporu, büyük ustalık ve çok çalışma isteyen bir beceridir. ABD, ingiltere, Almanya ve öteki ülkelerde yıl boyunca Ulusal Atıcılık Federasyonlarının denetimi altındaki resmi ve özel atıcılık kulüpleri, atıcılık yarışmaları düzenlerler.

Atıcılık Sporunun Tarihçesi

Ateşli silâhların ilk dönemine İlişkin bilgilerin yetersizliği nedeniyle hedefli atışların ilk ne zaman başladığı bilinmemektedir. Barutun bulunup ateşli silâhların kullanılması ile spor görünümüne kavuşan atıcılığın ilk zamanları, büyük ölçüde yivli tüfeğin kullanılmaya başladığı dönemdir. Önceleri korunma ve avcılık amacıyla kullanılan tüfek, daha sonra spor amacıyla hedefe atış için kullanılmaya başlamıştır.

Bilinen ilk atıcılık karşılaşması 1477’de Bavyera’daki Eichstatt’ta, bazı kaynaklara göre ise 1472’de Zürih’te yapılmıştır. 16. yüzyılda tüfekle hedefe atış Avrupa’nın birçok yerinde, özellikle Almanların yaşadığı bölgelerde gözde bir eğlence hâlini almıştır. Almanya’daki birçok müzede 1540’lardan kalma hedef tahtaları dikkati çekmektedir.

Advertisement

Rusya’da Çariçe Anna Ivanovna, 1737’de hedefli atışlar için sarayına atış alanı yaptırmıştır. 1806’da St. Petersburg’da subaylar tarafından Amatör Atıcılar Derneği kurulmuş, 1850’lere gelinirken halka açık atıcılık kulüplerinin sayılarında büyük bir artış yaşanmıştır. Geçmişte Sovyetlerin, günümüzde de Rus sporcuların Olimpiyat Oyunları ve Dünya Şampiyonaları’ndaki başarısı, bu ulusun atıcılığa gösterdiği geleneksel ilgiyi yansıtmaktadır.

Amerika’da 1750’lerden sonra üretilen çakmaklı Kentucky tüfeğinin yüksek isabet oranı sağlaması atıcılık sporuna ilgiyi artırmıştır. 1830’larda nüfusun yoğun olduğu kent ve kasabalarda atıcılık kulüpleri kurulmaya başlamış, ardından nişancılığı geliştirmek amacıyla Ulusal Tüfek Derneği kurulmuştur.

İngiltere’de tüfekle hedefe atış 1800’lerden önce yaygınlık kazanmıştır. İngiliz ordusu 1800’den sonra çeşitli tiplerde yivli tüfekler üzerinde araştırmalar yürüterek, özellikle 550 metreden uzak hedeflere yönelik uzun mesafeli atıcılığa ağırlık vermiştir. 19. yüzyılın ortalarında Kuzey Avrupa ülkelerinde ve İngiltere’de “hedefi en iyi vurmak” mantığına dayalı karşılaşmalar kurallı hâle getirilerek atıcılığın bir spor dalı olarak kabul görmesi sağlanmıştır.

Atıcılık, ilk modern olimpiyat oyunları olan 1896 Atina Oyunları’ndan bu yana olimpik bir spordur. Bu spor, kendisi de bir atıcı olan Baron Pierre de Coubertin’in ilgisiyle bu denli gelişmiştir. Modern olimpiyatların kurucusu olan Coubertin, oyunlarda 4 tabanca ve 2 tüfek yarışmasına yer verilmesini sağlamış, ordu tüfeği, yivli tüfek ve hizmet tabancası ile hareketli hedeflere (geyik, yaban domuzu, güvercin) atıcılık alanlarında yarışmalar düzenlenmiştir. Zamanla diğer dallar da olimpiyatlar programına alınmış, son olarak “double trap” 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda resmî dal olarak yarışmalara girmiştir. Modern olimpiyat oyunlarında sadece 1904 ve 1928’de yer bulamayan atıcılık, diğer oyunların hepsinde yer almıştır. Atıcılıkta ilk dünya şampiyonası 1897’de düzenlenmiştir. Daha sonraki şampiyonalar 1907’de kurulan,1919 ve 1946’da yeniden örgütlenen uluslar arası yönetim organı Uluslar Arası Atıcılık Birliği’nin (UIT; Union Internationale de Tir) gözetiminde yapılmıştır. 1998 yılında ise, hem uluslar arası müsabakalarda resmî dilin ingilizceye dönüşmesi, hem de diğer birçok uluslar arası organizasyonun ‘birlik’ yerine ‘federasyon’ tanımlamasını tercih etmesi nedeniyle birliğin adı “Uluslar Arası Atıcılık Sporu Federasyonu” (ISSF; International Shooting Sport Federation) olarak değiştirilmiştir. 1984 yılında bayan ve erkek kategorileri birbirinden ayrılmıştır. Bunun öncesinde bayanlar ve erkekler tüm dallarda birlikte mücadele ediyorlardı.

Türkiye’de Atıcılık:

Atıcılık ve avcılık oldukça eskilere dayanmasına karşın, bir spor biçimine dönüşmesi 20. yüzyılın başlarına rastlar. Türkiye’de avcılık ve atıcılık etkinliklerine yer veren ilk spor kulübü Fenerbahçe’dir. 1913’te başlayan bu etkinlik, 1925’te avcılığın ayrı bir dala dönüşmesiyle 1935’e kadar aralıksız sürdü. Atıcılık sporu, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de avcılar arasında doğdu. Türk atıcıları, uluslararası poligonlara ilk olarak 1959’da Beyrut’ta yapılan Akdeniz Oyunları’nda çıktı. O tarihten sonra birçok uluslararası atıcılık yarışması ve şampiyonasında Ayyıldızlı forma temsil edildi.

Advertisement

Türk atıcıları özellikle Balkan Şampiyonaları’nda başarılı sonuçlar aldılar. Atıcılıkta son 20 yıl içinde Mehmet Dursun, Erdoğan Karaöz, Nuri Vural, Haluk Peker, Fettah Günay, Ahmet Tugay, Kamil Özboy, İsmail Hakkı Sel, Akın Özbek-ligil, Ali Rıza Karakuzu, Sudi Çekver, Bilgin Saymer, Burhan Atilla, Zeki Güllü, Cemal Demirkesen, Kemal Tuzeker, Fadıl Köristan, Mehmet Oğulkaymış, Muzaffer Bükülmez, Güneş Yunus, Yalçın Önyürü, Metin Salihoğlu, Hakan Alemdar, Hasan Cansever, Mehmet Akgün, Cengiz Cimşit, Cengiz Berberoğlu, Akın Ersoy, Alp Kızılsu, Hâdi Yardımcı, Nevzat Yamaç; Gülden Atilla, Metin Sertoğlu, Bülent Torpil, Zeynep Oka parlayan sporcular oldular. Yıllarca Türkiye Atıcılık Federasyonu başkanlığı yapmış olan Osman Giraud ile eşi Silli Giraud ve kızları Melis Giraud da Balkan şampiyonlukları kazanmış bir ailedir.


Leave A Reply