Bade Harabül Basra Ne Demek? Bade Harabül Basra Deyiminin Anlamı ve Hikayesi

0

“Bade Harabül Basra” deyimi ne anlama gelir? Bu deyimin hikayesi ve anlamı hakkında merak ettiklerinizi bu yazıda bulabilirsiniz.

Bade Harabül Basra Ne Demek?

Dilimiz zengin bir kültürel mirasa sahip ve bu miras, deyimler aracılığıyla nesilden nesile aktarılır. Bu deyimler, genellikle derin anlamlar ve hikayeler içerir. “Bade Harabül Basra” deyimi de bu tür zengin bir sözlü mirasa ait ve “iş işten geçtikten sonra” anlamında kullanılır.

Bu deyimin hikayesi, geçmiş zamanlarda yaşanan ilginç bir olaya dayanır. Bir zamanlar Basra şehrine gelen bir Allah dostu derviş, bu şehirde karşılaştığı ilgisizlik ve kötü muamele ile karşılaşır. Şehir halkı, ona yardım etmek veya ilgi göstermek yerine onu görmezden gelir. Ne bir “aç mısın?” diye soran olur, ne de yatacak bir yer gösteren.

Derviş, açlık ve yorgunlukla kasabın birinden et lokması alır. Ancak eti pişirecek bir ateşi yoktur. Etini pişirebilmek için kapı kapı dolaşır, ateş arar, ama nafile, her kapı suratına kapanır. Dervişin ruhu daralır, umutsuzluğa kapılır, ve nihayetinde Allah’a yalvarır: “Yüce Allah’ım! Şu Basra halkının kötülük ve kayıtsızlığından sana sığınırım. Beni bağışla ve şu et lokmamı pişirecek ateş ihsan buyur.”

Dervişin bu yalvarışı üzerine, mucizevi bir şekilde Basra şehri aniden alevler içinde yanmaya başlar. Dervişin şehri yakmasını beklemeyenlerden biri ona dönerek der ki, “Aradığın ateşi nihayet buldun.” Derviş ise içtenlikle “Evet, ama ba’de harabi’l-Basra” (Basra yandıktan sonra) der.

Bu hikaye, deyimin kökenini ve anlamını açıklar. “Bade Harabül Basra,” bir şeyin iş işten geçtikten sonra olması veya bir şeyin gerçekleşmesi için çok geç olması durumlarında kullanılan bir ifadedir. Deyim, dervişin duasının kabul edilmesiyle gerçekleşen olağanüstü bir olaya dayanır ve insanlara, umutsuz durumlarda bile dua etmenin gücünü hatırlatır.

Bu hikaye ve deyim, insanların yaşadığı günlük hayatta karşılaştıkları zorluklara ve umutsuzluğa karşı direnme gücünü sembolize eder. İnsanlar, her ne olursa olsun umutsuzluğa kapılmadan çözüm arayabilirler. Aynı zamanda, deyimlerin ve hikayelerin, kültürel mirasımızı ve geçmişimizi anlamamıza yardımcı olduğunu gösterir.


Leave A Reply