Edvard Grieg ve Dreyfus Davası

0

Ünlü Norveç’li besteci Edvard Grieg’in Dreyfus Davası sebebi ile Fransa’da yaşamış olduğu bir olay.

Edvard GriegNORVEÇ’Lİ besteci Edvard Grieg bütün dünyanın tanıdığı ve sevdiği bir besteci olmuştu… Bütün büyük şehirlerden konser teklifleri alıyordu. Bu arada konser vermek üzere Paris’e de çağrılmıştı.

Advertisement

Fakat besteci Dreyfus davasının yeni sonuçlandığı günlere tesadüf eden bu daveti kabul etmek şöyle dursun, Fransız resmi makamlarına gayet ağır bir mektup yazarak Fransız halkının düşmanlığını kazandı. Edvard Grieg, mektubunda şöyle diyordu:

“Fransız olmayan herkes gibi ben de ülkenizde ki adaletsizlik karşısında nefret duymaktan kendimi alamıyorum. Bu durum karşısında Fransız halkının önüne çıkmak istemem.”

Edvard Grieg‘in bu mektubu bütün Fransız gazetelerinde yayınlanmıştı. Halk arasında Norveçli besteciye karşı büyük bir öfke uyandı. Fransızlar da Edvard Grieg‘in sınırlarından içeri adım atmasını istemiyorlardı.

Aradan epey zaman geçtikten sonra Edvard Grieg’in bir konser idare etmek üzere Paris’e gelmesi kararlaştrılınca Paris basını bestecinin aleyhinde halkı kışkırtıcı yayın yapmaya başladı. Edvard Grieg’in Paris’e ayak bastığı gün ortalık bir hayli karışmıştı. Besteci sinirlerini yatıştırmak için doktorun tavsiyesiyle uyuşturucu ilaç almak zorunda kaldı. Konser salonunda da halk ikiye bölünmüştü. Edvard Grieg‘i alkışlamak isteyenler bir yanda, yuhalamak isteyenler de öbür yandaydı. Besteci sahneye çıkınca yuhalayanlann sesi alkışlayanlarınkini bastırdı. Edvard Grieg, birkaç kere orkestraya “başla” işaretini vermek istediyse de salondaki gürültü yüzünden konser başlayamadı.

Advertisement

Böylece, aşağı yukarı yarım saatten fazla bir zaman geçti. Gürültünün dinmesini beklemek boştu. Edvard Grieg son bir defa daha değneğini kaldırdı, orkestrayı başlattı. Bestecinin “Peer Gynt” süitinin tatlı nağmeleri salonu doldurunca gürültüler de birdenbire kesildi. Birinci kısmın sonunda şiddetli bir alkış ortalığı inletti. İkinci, üçüncü kısımların sonunda gösteri daha da artmıştı Eser bittiği zaman besteci altı defa halkı selamlamak zorunda kaldı… O güne kadar hiçbir Fransız bestecisine bu kadar büyük bir sevgi gösterisi yapılmamıştı.


Leave A Reply