İşini Kaybedenlere, İşimizi Kaybetmek Dünyanın Sonu Değil!

0

Sıranın size geldiğinden şüpheleniyordunuz. İşten çıkarılmaların, şirkette yeniden bir düzenlenmenin ve küçülmenin olacağına dair söylentiler duyuyordunuz. Sonra korktuğunuz şey gerçekleşti ve işten çıkarıldığınıza dair bir not aldınız.

İş Arama

Önceden bu konuda uyarılmış olsanız bile, işten çıkarılma olayı gerçekleştiği zaman bir şok yaşamanız olasıdır. Getireceği ekonomik bulanımların, aileniz ve sizin hayatınızda gerçekleştireceği değişikliklerin, yeni iş bulma konusunda yaşatacağı zorlukların yanında bu olay insanlarda kaybetme duygusu da uyandırabilir. Yaşadığımız ekonomik bunalımda her geçen gün daha çok rastlanılan bir gerçek olan işten çıkarılma olayı hayatımızın önemli bir düğüm noktasını teşkil edebilir.

İşten çıkarıldığımız zaman verdiğimiz tepkiler, genellikle ölüm veya bir ilişkinin bitişi gibi diğer kayıplarda verdiğimiz tepkilere benzer. Bir şok, kabullenememe ve olanlara inanamama duygusu başgösterir. Buna güzel bir örnek, hergün önceden çalışmış olduğu; ama iflas nedeniyle kapanmış olan fabrikaya giderek, fabrikanın önüne park ettiği arabasının içinde akşama kadar oturan işçi olabilir.

Kabullenememe aşamasını genellikle kızgınlık hali takip eder. İşinizi kaybetmenize neden olanlara karşı duyduğunuz kinden doğan bu sinirinizi çoğunlukla size yakın olanlara yöneltirsiniz. Kendinizi, ailenizin ve arkadaşlarınızın söz ve davranışları karşısında daha alıngan ve daha çabuk sinirlenen bir halde bulabilirsiniz.

Birçok insanın geçtiği başka bir aşama da pazarlık aşaması olmaktadır.

Bu aşamada kişiler her ne kadar imkansız ve hatta istenilmeyen bir durum da olsa eski işlerine geri dönmeye çalışırlar. Yeni işten çıkarılmış birçok çalışan üzüntü duyduğu, yeteneklerini ve değerini sorguladığı, cesaretinin kırıldığı bir depresyon dönemine girer.

İşinizi kaybetmenizin bir sonucu olarak yaşadığınız bu aşamalardan hiçbiri memnuniyet verici olmasa da bunların hepsinin normal durumlar olduğunu kabul etmek önemlidir. Bu gerçeği anlayabilmek, işini kaybetme sendromunu daha rahat atlatmanızda, kaybınızı kabul edip yeni bir iş yaşamı kurmanızda size yardımcı olacaktır.

Risk faktörleri olarak adlandırabileceğimiz ve işten çıkarılmayı daha dramatik bir hale sokabilecek etkenlerin olabileceğini anlamak da önemlidir. 18 yaşında bir hamburgercideki işi kaybetmekle, kendinizi önemli gördüğünüz ve uzun yıllar çalışmış olduğunuz bir işten olmak arasında dağlar kadar fark olduğunu hatırlatmaya gerek görmüyoruz. Kaybetme duygusunu körükleyebilecek bazı etkenler arasında yaşınızı, şirketinizde çalıştığınız süreyi, ailenizin sizden gelen gelire olan bağlılığını, meslek yeteneklerinizin çeşitliliğini ve hatta ne kadar işkolik olduğunuzu sayabiliriz. ( Bir kişi ne kadar işkolikse kaybetme duygusu da o kadar güçlü olacaktır.) Bütün bu saydığımız faktörler ve daha fazlası sizin işinizi kaybettiğiniz zaman yaşayacağınız stresi arttırabilir.

İşinizi kaybettiğiniz zaman yaşayacağınız bu bunalımla nasıl başa çıkabilirsiniz? Buna karşı nasıl önlemler almalısınız? Henüz işinizi kaybedeceğinize dair bir işaret almadıysanız bile, hazırlıklı olun. Çoğumuz iş yoğunluğu arasında kendi önceliklerimizi unutuyoruz; buna izin vermeyin. Sanki yarın işinizi kaybedecekmişsiniz gibi hazırlık yapın. CV’nizi yenileyin, parasal durumunuzu gözden geçirin.

İşinizden ayrılmak zorunda bırakılırsanız, işe hayatınızda önemli olabilecek diğer değişiklikleri en aza indirerek başlayabilirsiniz. Yaşantınıza gereksiz yeni yükler getirerek stres düzeyinizi arttırmayınız. Yeni bir iş ararken hayatınızı olabildiğince normal olarak yaşamaya çalışmanın sizi olumlu etkileyeceğine emin olabilirsiniz.

İşyerinde Öfke Kontrolü Nasıl Yapılır? Öfkenizi Kontrol Edin!

İşinizi kaybetmenin yarattığı duyguları yaşayın.

Öfke, kızgınlık, haksızlığa uğramışlık. Bunların hepsini dışa vurun, bütün bu duygularınızı ailenizle ve yakın arkadaşlarınızla paylaşın ve bunlardan kurtulun. Kendinize zaman tanıyın ve bu dönemi geçirmeden bir iş görüşmesine gitmeyin.

Gününüzü organize edin. Kaybettiğiniz işin hayatınızda bıraktığı en büyük boşluk olan o iş saatlerini en güzel şekilde değerlendirmeye bakın. Günün sizi alıp götürmesine izin vermeyin. Hayatımız üzerindeki kontrol duygusunu kaybetmek hızla moral ve motivasyon kaybına neden olur.

Beyin egzersizi yapın. Mevcut yeteneklerinizi geliştirmeye çalışın ve yeni şeyler öğrenin. İlgi alanınıza uygun değişik kurslara katılın. Kariyer hedeflerinizi gözden geçirin. Ayrılmış olduğunuz işin bulunduğu alanda mı kalmak istiyorsunuz, yoksa yeteneklerinize ve ilgi alanınıza daha uygun iş alanlara mı kaymak istiyorsunuz? İş dünyasında verdiğiniz bu ara, kariyeriniz konusunda daha sağlıklı bir karar verebilmeniz için iyi bir fırsat olabilir. İşvereninizin size sunduğu iş değiştirme ve yeni bir işe yerleştirme servislerinden yararlanın; ama sizin çabanız olmadan kimsenin size yeni bir iş bulmayacağını unutmamalı.

Elektronik İnsan Kaynakları Uygulamaları: E-İK

Bu yüzden iş aramada aktif bir rol üstlenmelisiniz.

İşini kaybeden bir kişi olanlarla başa çıkmada ve bunları kabullenmede zorluklar yaşıyorsa, profesyonel bir danışmandan bu konuda yardım alabilir. Birçok işveren çalışanlarına işten çıkarılma konusunda onlara destek verebilecek bir danışman sağlamaktadır. Bazı profesyonel danışmanlar işsiz bireyler ve onların aileleri ile çalışma kousunda eğitim almaktadır. Bu kişiler işten çıkarılanlara destek sağlama yanında onlara stres ile savaşma yollarını ve eğitimini verebilir.

Piyasa bizi bugüne kadar daha fazla kazanç, daha kolay yükselme imkanı, daha kolay iş bulma şansı olan sektörlere, pozisyonlara yönlendirdi. Bundan sonra bu çerçeveyi bir yana bırakıp başka sektörlere bakmak daha doğru olacaktır. Kriz dönemlerinde bazı sektörler küçülürken, bazı sektörlerde hala iş olanakları açık olabilir. Sadece maddi endişeler ile önünüze çıkan ilk işe sarılmayın. Karşınıza çıkan işi en az birkaç yıl yapmayı isteyip istemediğinizi düşünün. Kriz ard arda iş değiştirmek için iyi bir mazeret değil.

Kariyer sitelerine CV bırakarak, kampüse gelen şirketlerin formlarını doldurarak hemen iş bulabildiğiniz bolluk dönemleri geride kaldı.

Pasif iş arama yöntemlerini elden bırakmayınız; ama birebir temas noktalarını kullanmanın şansınızı arttırabileceğini unutmayınız. Bu yüzden; bağlantılarınızı kullanın. İş toplantıları, gönüllü çalışmalar, sosyal organizasyonlar, eğitimler bir sonraki işvereninizle karşılaşabileceğiniz yerler olabilir. Yakınlarınıza ve arkadaşlarınıza iş aradığınızı söylemeye çekinmeyin ve onların bu konuda verebilecekleri tavsiyeleri dinleyin. İş piyasası az bulunan nitelikli iş gücüne ödediği ekstra primi geri alıyor. İsteyeceğiniz ücreti belirlerken geçen yılki kazancınıza oranla daha düşük bir beklenti ile hareket etmenizde fayda var.

Yeni hedefler koyup bu hedeflere ulaşmak için çalışacağınız günler de elbet gelecektir.

İşinizden ayrılmak zorunda kalmanız, kaybetme duygusu yaşamanıza sebep olduğu gibi aynı zamanda yeni bir başlangıç için size fırsat da sunmaktadır. Aile ve arkadaş bağlarımızı güçlendirmeli, bizi mutlu edebilecek aktivitelerde bulunmalıyız. ( özel ailevi projeler veya yerel gönüllü çalışmaları gibi ). Bu çalışmaları da yeni iş bulma da bir araç olarak kullabiliriz. Kendinize bu kaybetme duygusunun ( üzüntü veya kızgınlık olabilir) geçmesi izin zaman tanımalısınız ve bu sürecin yeni tecrübelere giden bir köprü olabileceğini unutmamalıyız.

Henüz sizin başınıza gelmediyse bile birkaç tanıdığınızdan yakın zamanda “İşimi kaybettim.” cümlesini duymuşsunuzdur. Üstelik bu kez adını bilmediğiniz şirketlerde çalışanlar değil sektörlerinin en iyileri ve en büyüklerinde çalışanlar da sırada. Üstelik işini kaybedenler arasında geçen yılın en başarılı satıcıları, en başarılı yöneticileri, en yüksek maaşları alanlar da var. Başarıya alışık, gözü hep yukarda böyle bir kesit için işler daha da zor.

Ancak unutmamamız gereken bir gerçek var; pazar büyüse de küçülse de, ekonomi güçlense de zayıflasa da insan yine en önemli kaynak. Kriz bu gerçeği değiştirmiyor, eğer işini seven, yetenekli bir profesyonelseniz kapılar size eninde sonunda açılıyor. Bir kapı kapandığında, diğerinin açılabileceğini unutmayın ve hep pozitif olmaya çalışın.


Leave A Reply