Kaba Nedir? Sözlük Anlamları, Kaba İle İlgili Cümleler, Örnekler

0

Kaba nedir, sözlük anlamları, gerçek ve mecaz anlamları nelerdir? Kaba ile ilgili cümleler. İçinde kaba kelimesi geçen cümle örnekleri, örnek cümleler.

kaba

Arka resim Kaynak: pixabay.com

Kaba Kelimesiyle Gerçek, Mecaz ve Yan Anlamların Kullanıldığı Cümleler
  1. * Bu kaba davranışlarla bir kız tavlayabilmen mucize olur.
  2. * Bu ayakkabılar bu elbisenin altında çok kaba durmuş.
  3. * İnsanların bu kadar kaba olabildiklerine şaşırıyorum.
  4. * Eğer kaba davranmazsan istediğini yaptırabilme ihtimalin artar.
  5. * Kaba etlerine vurarak annesi onu cezalandırdı.
  6. * Dikişleri çok kaba olduğu için ona diktirmiyorum.
  7. * Müteahhit inşaatı kaba sıva halindeyken bırakıp, kaçtı.
  8. * Ses tonu çok kaba olduğu için çağrı merkezindeki işi alamadı.
  9. * Kaba kuvvet ile işlerini halletmeye alışan kişilere laf anlatmak çok zordur.
  10. * Kabaca bir dikdörtgeni andıran eyalet topraklarının kuzey-güney uzunluğu yaklaşık 650 km, doğu-batı uzunluğu yaklaşık 550 km, yüzölçümü 295.023 kilometrekaredir.

Kaba Nedir? Sözlük Anlamı

  • “Kaba”
    1. Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı
    “Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı.” – Ö. Seyfettin
    2. Taneleri iri
    “Kaba çakıl.”
    3. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse)
    “Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar.” – R. H. Karay
    4. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli
    “Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum.” – H. R. Gürpınar
    5. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer
    6. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü
    “Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı.” – O. C. Kaygılı
  • “kabasını almak ”
    1. biçim verilecek bir maddenin gereksiz yerlerini gidermek
    2. bir yeri veya bir şeyi gelişigüzel, üstünkörü temizlemek
  • “kababurun ”
    Sazangillerden, ırmak ve göllerde yaşayan, eti kılçıklı küçük bir balık (Chondrostoma nasus)
  • “kaba but”
    Kıç
    “Kimi azık torbasını, kimi yanındakinin kaba budunu yastık yapmıştı kafasına.” – R. Enis
  • “kabadayı ”
    1.Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan kimse
    “Ramazan, sertliği, zulmü ile ün salmış bir kabadayı idi.” – H. E. Adıvar
    2. Yürekli
    “Doğrusu kabadayı çocuktur.”
    3. Bir şeyin en iyisi, başta geleni
    “Bunun en kabadayısı yüz bin lira.”
  • “kaba düzen ”
    1. Şöyle böyle, üstünkörü yapılan iş
    2. Çalgıları pes seslere akort etme işi
  • “kaba et ”
    Kıç
  • “kaba kâğıt”
    Bir şey sarmak için kullanılan kalın kâğıt
  • “kabakulak”
    Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I)
    “Her ikisi de şimdiye değin kabakulak geçirmemiş olduklarından, uzak durmaları gerekiyordu kardeşimden.” – E. Şafak
  • “kaba kurgu ”
    Filme son biçimini vermek üzere seçilen çekimlerin, senaryodaki sıralanışa göre birbirine eklenerek oluşturulan ilk kurgusu
  • “kaba kuşluk”
    Öğleden bir iki saat önceki zaman
  • “kaba kuvvet ”
    Bir amaca ulaşmak için zorbalık yaparak veya güç kullanarak tutulan yol
  • “kaba saba ”
    1. Görgüsüz
    “Bir kaba saba, utangaç köy delikanlısının gözlerini yumarak öptüğü eller arasında benimki de vardı.” – R. N. Güntekin
    2. Özensiz
    3. Görgüsüz bir biçimde
    “İnsanların kaba saba davranabildiklerini görmüştü görmesine de, bir şehrin küstahlığına ilk kez tanık oluyordu.” – E. Şafak
  • “kaba sakal ”
    Gür ve geniş sakallı
  • “kaba sıva ”
    İnce sıvadan önce duvarlarda bulunan pürüzleri doldurup kapatmak için yapılan sıva
  • “kaba sofu ”
    Dinî kuralları yanlış yorumlayarak ibadet ve düşüncede aşırılığa kaçan kimse
    “Kaba sofular bir zamanlar uygarlık düşmanlığını, yabancı dil düşmanlığı ile birleştirmişlerdi.” – H. Taner
  • “kaba su”
    Kireçli, içilemeyen ve sabunu köpürtmeyen su
  • “kabaşiş ”
    Kabakulak
  • “kabataslak ”
    Bir şeyin ayrıntılarına girmeden ana çizgilerini belirten
    “Biz burada sadece tekâmül seyrine göre kabataslak bir tasnif denemesi yaptık.” – A. K. Tecer
  • “kaba tekne ”
    Denizde seyretmeye, sefere uygun olmayan tekne
  • “kaba yapı ”
    Bir binayı dış etkenlere karşı koruyup ayakta tutan temel, ana duvar, kiriş, çatı vb.nden oluşan asıl gövde
  • “kaba yel ”
    Lodos

Advertisement

Leave A Reply