Osmanlı’da Devlet Anlayışı

0
Advertisement

Osmanlı’da Devlet nasıldı? Osmanlı’da Devlet teşkilatı nasıl kurulmuştur, nasıl işler, özellikleri nelerdir, hakkında bilgi.

Osmanlı'da Devlet Anlayışı

Osmanlı’da Devlet Anlayışı;

Sosyal bir varlık olan insanın hayatını devam ettirebilmesi için teşkilatlanması şarttır. İnsanoğlu teşkilatlanarak kendisine ait haklarını da bir şekilde korumuş olur. Belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insanların kendi kendilerini idare edebilmek için kurdukları teşkilatlanmaya ise devlet denir.

Devlet tek başına bir teşkilat olmayıp onu meydana getiren unsurlar vardır. Bu unsurları;

*** Halk (millet)
*** Egemenlik
*** Yurt (Ülke)
*** Bağımsızlık

Advertisement

diye sıralamak mümkündür.

İlk Türk devletlerinde devlete il diyorlardı. Türk devlet geleneği Asya Hun Devleti ile başlamış, Uygurlar, İS Göktürkler ile devam etmiş ve Türk – İslam devleti olan Selçuklulara kadar uzanmıştır. Osmanlı Devlet teşkilatına baktığımızda Selçuklu Devleti‘nin izleri göze çarpmaktadır.

Osmanlı Devlet teşkilatı oluşturulurken eski Türk gelenekleri, İslam devlet anlayışı ve fethettikleri topraklardaki yönetim şekilleri etkili olmuştur.

Türk ve Türk – İslam devletlerine baktığımızda en uzun ömürlü olanının Osmanlı Devleti olduğunu görebiliriz (623 yıl). Devletin bu kadar uzun ömürlü olmasında adaletli ve hoşgörülü bir yönetim kurmaları etkili olmuştur. Ayrıca Osmanlı Devleti çok kuvvetli bir merkezi otoriteyi benimsemiştir.

Advertisement

Osmanlı Devleti‘nde asıl hedef halkın huzur ve adaletli bir şekilde yönetilmesiydi ve devlet buna oldukça riayet etmiştir. Ayrıca Osmanlı’da devletin devamlılığı da önemli bir esastı. Bu durum devlete bazı adların verilmesine neden olmuştur.

Osmanlı Devleti genellikle şu isimlerle anılıyordu;

• Devlet-i Muazzama

• Devlet-i Aliye

• Devlet-i Ebed-Müddet

Advertisement

• Saltanat-ı Alem Penah

• Saltanat-ı Adalet Divan

Osmanlı Devleti’nin başkentleri (pây-ı taht) sırasıyla Söğüt, Karacahisar, Bursa, İznik, Edirne ve İstanbul’dur.

Osmanlı Devleti merkeziyetçi bir yapıya sahip olmuş ve toplum;

• Yönetenler (askeri)

Advertisement

• Yönetilenler (reaya)

olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Devlet çok uluslu bir yapıya sahip olduğundan yönetimde zorluklar meydana gelebiliyordu. Fakat hoşgörü ve eşitlik anlayışından taviz verilmeyince toplumu yönetmek daha da kolaylaşmıştır. Öyle ki Tanzimat’la birlikte Osmanlı Devlet anlayışında bazı değişiklikler olmuş ve halkın devlet için değil, devletin halk için kurulmuş olduğu fikri güç kazanmıştır.

Gülhane Hatt-ı Hümayun ile padişah kendi yetkilerinin sınırlandırıldığını kabul etmiş ve I. Meşrutiyete kadar devam eden bu süreçte kanun üstünlüğü geçerli olmuştur.

I. Meşrutiyet (1876) ile Osmanlı yönetim anlayışında değişiklik meydana getirmiştir. Anayasa ilan edilmiş ve meclis açılmıştı. Padişahın yetkilerinde herhangi bir kısıtlama gözükmese de halk ilk kez padişahın yanında yönetime ortak olmuştur.

Advertisement

II. Meşrutiyetin ilanı ile (23 Temmuz 1908) meclisin otoritesinin artmasına karşılık az da olsa padişahın yetkileri kısıtlanmıştır.


Leave A Reply