Selçuklularda Devlet Yönetimi

7

Selçuklularda devletin yapısı, teşkilatlanması, yönetim şekli nasıldır? Selçuklularda devlet anlayışı hakkında bilgi.

selcuklularda devlet teskilati

Advertisement

Selçuklular devlet kurmadan önce, eski gelenek ve törelere bağlı bir ulustular. İslam dinini kabul ettikten sonra, yönetsel bir ikilemin içine sürüklendilerse de eski töre ve yönetim biçimlerini uygulamanın yanı sıra İslami bir anlayışla, ülke yönetimini örgütlemede, başarılı oldular. Bu konuda, Abbasiler, Karahanlılar ve Gazneliler devletlerinin yönetim biçimlerinden etkilendiler.

Sultan: Selçuklularda sultan devlette tam ve mutlak egemendi. Yetkilerini ancak bazı töreler ve dinsel yönetim kuralları sınırlar ya da yönlendirirdi. Yönetimde hükümdar ailesinin de önemli etkinliği vardı. Sultanın eşi, kardeşleri, oğulları ve öteki yakınları çeşitli ölçülerde devlet yönetiminde söz sahibiydiler. Sultan, başkentte oturur, öteki kardeş ve oğul yöneticiler de, kendilerine verilen eyaletlerde bağımsız yönetimlerini sürdürürlerdi. Hem başkentte, hem de bağımlı devletlerde sultanın adına hutbe okunurdu. Para da onun sikkesi olarak basılırdı. Sultanın bir başka bağımsızlık işareti de, sarayın önünde günde beş kez nevbet çalınmasıydı. Hükümdar, kendisine yardımcı olarak bir vezir atar, zaman zaman da devlet ileri gelenleriyle kurultay toplardı.

Saray Örgütü: Sultan ve ailesi, devletin başkentinde sarayda yaşardı. Saray yaşamı önceleri Oğuz yaşantısına uygun biçimde sürerken, Melikşah’ın hükümdarlığı döneminde, özellikle İranlıların saray yaşamından bazı etkilenmeler görüldü. Sarayda, hükümdarla divan arasında iletişimi sağlayan bir hacip vardı. Bunlar hükümdarın güvendiği kimselerden seçilirdi. Örfi işlerden sorumlu emir candar adında başka bir görevli de saray erkanından sayılırdı. Bu aynı zamanda saray muhafızlarının da başıydı. Emir-i silah ve emir-i alem, camedar gibi saray ileri gelenleri de vardı. Padişahın yemeklerini denetleyen, atlarına bakan ve buna benzer çeşitli görevlerde çalışan birçok görevli de vardı.

Hükümet: Sultanın bulunduğu başkente, Divan-ı Saltanat adı verilen bir hükümet vardı. Başında da veziriazam bulunurdu. Divan-ı saltanata bağlı, askeri mali, adli ve öteki işlere bakan çeşitli divanlar vardı. Başkenttekine benzer biçimde eyaletlerde, eyalet divanları bulunurdu. Uygulamayla ilgili yasalar ve kurallar, saltanat divanında belirlenir, sonra da imparatorluğun tüm topraklarında uygulanırdı. Büyük divanda, müstevfi (Maliye nazırı), nişancı, müşrif (genel müfettiş), emir-i arızulceyş (harbiye nazırı) gibi görevliler bulunurdu. Divan-ı İstifa, genel mali işlerden sorumluydu. Tuğra ve inşa divanı ise yabancı devletler ve eyaletlerle yapılacak haberleşmelerden sorumluydu. Atama ve toprak tahsislerine bakan görevliye de tuğrai denilirdi. Divan-ı arızulceyş, tüm harbiye işlerinin yanı sıra, askerin aylığıyla da ilgilenirdi. Devletin mali işlerinin denetimiyle ise divan-ı israf görevliydi.

Advertisement

Adliye Örgütü: Selçuklular’da adalet sistemi, birisi dine dayalı ve dinsel kurallarla uygulanan şer’i kaza, öteki de, geleneksel töre ve adaletlere uygulanan örfi kaza olmak üzere iki biçimde uygulanırdı. Dinsel uygulamanın başında kadılar bulunurdu. Bunların reisleri ise başkentte görev yapan kadıkuzzattı. Kadılar, toplumun tüm davalarıyla ilgili konularda bağımsız karar verirler, miras, hayrat ve vakıf işleriyle de uğraşırlardı. Selçuklular’da, dinsel davalar, hanefi mezhebinin ilkelerine göre yürütülürdü. Örfi mahkemeler daha çok yönetsel alandaki davalara bakar, devlet buyruklarının uygulanması, siyasal eylem ve çeşitli güvenlik davalarından sorumluydu.

Askeri Örgüt: Devlet içinde en önemli kuruluş orduydu. Selçuklu Ordusu, kuruluş yıllarında küçük birliklerden oluşurken,sınırlar genişleyip, imparatorluk aşamasına gelinince, güçlü ordular düzenli bir örgüt yapısını oluşturdu. Bu büyük ordu, sarayda gılmanan-ı saray adı verilen bir orduyla, düzenli devlet ordusunda oluşurdu. Düzenli devlet ordusu seçkin komutanların yetiştirdiği hassa ordusuydu. Savaşlara bu hassa ordusunun yanı sıra, bağlı devletlerin ve valilerin kapı halkından oluşan küçük ordular da katılırdı. Ayrıca kalabalık süvari birlikleri de Selçuklu Ordusu’nda önemli hizmetler görürlerdi. Selçuklular düzenli askeri birlikler az olduğu zaman ya da daha çok askere gereksinim duyulduğunda, halktan ücretli askerler de toplarlardı. Yine, Anadolu Selçuklularında olduğu gibi, düzenli Türkmen birlikleri de gerektiğinde savaşlarda görev yaparlardı. Bunun yanı sıra, Selçuklu Ordusu’nda gezici hamamların da bulunduğu bilinmektedir.


7 yorum

  1. keşke biraz daha ayrıntıya inseydiniz ama bu haliyle de çok iyi kesinlikle tavsiye edicem sitenizi.

Reply To Ayşenur Cancel Reply