Soluk Nedir? Sözlük Anlamı, Soluk İle Terimler, Birleşik Kelimeler, Deyimler

0

Soluk ne anlama gelir? Soluk kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

nefes

Kaynak: pixabay.com

“Soluk”

1. Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes
“Kalp gitgide hafiflemekteydi ve soluklarda hafif bir hışıltı başlamıştı.” – R. N. Güntekin
2. Ciğerlere hava alıp verme
3. Tarz
“Gençler dergimize yeni bir soluk getirdiler.”

Advertisement

“Soluk (2. Anlam)”
1. Rengi atmış olan, solmuş, uçuk
“General, soluk dudaklarını parmaklarının arasına alarak acı acı gülüyor.” – E. M. Karakurt
2. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık)
“Bahçeye, kafeslerden elenen soluk bir ışık vurmuş.” – Y. Z. Ortaç
3. Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne)

“soluk aldırmamak ”
ara vermeden çalıştırmak, vakit bırakmamak

“soluk almak ”
1. havayı ciğerlere çekmek, nefes almak
“Caddeye çıkınca derin soluk alıyorduk.” – A. Kutlu
2. dinlenmek
“Hem biraz soluk alırım hem de adamcağızın gönlünü almış olurum.” – S. M. Alus

“soluğu (bir yerde) almak ”
bir yere hemen gitmek veya sığınmak
“Balığı sırtlayınca soluğu ninesinin kulübesinde aldı.” – Halikarnas Balıkçısı

Advertisement

“soluğu kesilmek (veya tutulmak) ”
1. soluk almaz duruma gelmek
2. aşırı heyecanlanmak
3. gücü tükenmek

“soluğunu kesmek ”
bir şey çok heyecan veya korku vermek
“Adımı Türk Yurdu dergisinin kalın, kırmızı kapağında gördüğüm zaman sevinç soluğumu kesmişti.” – Y. Z. Ortaç

“soluk almadan ”
1. zarf Büyük bir dikkatle
“Kendisini soluk almadan dinleyen sınıfın karşısında, talebesinden birini ayağa kaldırmış, konuşuyordu.” – Y. Z. Ortaç
2. Durmaksızın, sürekli

“soluk borusu ”
Gırtlakla bronşlar arasında bulunan, yaklaşık 12 santimetre uzunluğunda, havanın akciğerlere girip çıkmasını sağlayan boru, nefes borusu

“soluk darlığı ”
Soluk alamaz duruma gelme, nefes darlığı

“soluk kesici ”
Çok heyecan veya korku veren

Advertisement

“soluk soluğa ”
Koşmaktan güçlükle soluk alarak, sık sık soluyarak, yorgun, bitkin veya telaşlı bir biçimde, nefes nefese
“Soluk soluğa kuytu bir yere sinip kafasını toplamaya çalıştı.” – İ. O. Anar

“gürsoluk ”
Nefes nefese
“Çocukcağız gürsoluk, olup biteni, duyduklarını, gördüklerini anlattı.” – G. Sazak

“ses soluk”
1. isim Patırtı, gürültü
2. Haber
“Oğlundan bir aydır ses soluk yoktu.”

“bir solukta ”
Çabucak
“Kırık tahtaları bir solukta yan yana çattılar.” – L. Tekin

“soluk benizli “
Sağlık sorunu sebebiyle yüzünün rengi solmuş olan
“Yanına uzunca boylu, soluk benizli, gençten bir adam sokuldu.” – M. Ş. Esendal


Leave A Reply