Tarih Boyunca İslam Sanatı

0

Geçmişten günümüze İslam sanatı, İslam sanatının doğuşu, Emeviler, Abbasiler, Eyyubi, Memluk vb. İslam sanatı ve özellikleri, hakkında bilgi.

Tarih Boyunca İslam Sanatı

İslam Sanatı, Müslüman milletlerin, ortaklaşa olarak, meydana getirdikleri sanattır. Bu sanat eserlerinde, onları yaratan milletlerin özellikleri bakımından birçok farklar varsa da, birbirlerine etki edişi, aynı dinin birtakım düşünce, duygu birliğinden ileri gelmiş eserler bulunuşu bakımından, VII. yüzyıldan beri çeşitli Müslüman milletlerin sanat eserleri «İslâm Sanatı» adı altında toplanır. Bu arada, Türkler’in vücuda getirdikleri eserler de İslâm sanatı çerçevesine girer.

Advertisement

EMEVÎ SANATI (VII.-VIII. yüzyıl).— İslâm sanatının ilk devridir. Bu devirde İslâm sanatının ilk anıt çapında ilk mimarlık eserleri meydana gelmiştir: Kudüs’te, Hz. Muhammed‘in göğe çıktığı yer sayılan bir kayanın çevresine yapılan sekizgen plânlı, kubbeli «Kubbet-el Sahra» ile Emeviler’in başkenti Şam’da yapılan Emeviye Camisi bunların en güzel örnekleridir. Emeviler Suriye’de, Ürdün’de, «çöl sarayları» diye ün kazanan birçok saray da yaptırmışlardır. Emevi eserleri mozaiklerle süslüdür. Zengin bitki örnekleri Kubbet-el Sahra’da İslâm süsleme sanatının başlangıcını meydana getirirken Şam Emeviye Camisi avlu duvarlarında henüz helenistik sanata bağlı manzaralar, şehir tasvirleri görülür. Hamamlı bir saray olan Kuseyr Amra1 da bol miktarda İnsan figürünün; de bulunduğu freskler vardır.

ABBASÎ SANATI (VIII.-XI. yüzyıl). — Abbasi halifeleri başkenti Şam’dan Bağdat’a aldılar. Orada taş yapıların yerine Mezopotamya’nın tuğla yapıları geçti. Tuğla duvarlar stuk (yumuşakken işlenen, sonra sertleşen bir alçı, kireç, kum karışımı) ile kaplanır, bunun üzerine türlü tekniklerde örnekler İşlenir. Halifelerin Türk kıtaları İçin Bağdat yakınında yapılan Samarra, kısa zaman içinde dünyanın en büyük şehirlerinden olmuştur. Kazılarla bu muazzam şehrin bir kısmı, saraylar, evler ortaya çıkarılmıştır. Halife Mütevekkil’in yaptırdığı Samarra Camisi 38.000 m2 yer kaplar ki, dünyanın en büyük dini yapısıdır (Roma’daki San Pietro Kilisesi 10.160 m2, İstanbul’daki Ayasofya 6,890 m2 yer kaplar.

FATIMÎ SANATI (X.-XII. yüzyıl). — Mısır’da Abbasi valisi Tolunoğlu, Samarra Camisi’ni örnek alarak büyük bir cami yaptırmıştı (809). Abbasi devletinin parçalanması üzerine üstün duruma geçen Fatımiler’in sanatı ise 909’dan sonra gelişti. Kahire’ deki El-Ezher en önemli Fatımi camilerinden biridir. Fildişi oymalar, seramik de bu devirde epey gelişmiştir.

EYYUBÎ SANATI (XII.-XII1. yüzyıl). — Salâhattin Eyyubi’nin Mısır ve Suriye’de kurduğu kısa ömürlü hanedan devrinden Kahire, Halep Haleleri, Salâhattin’in yaptırdığı maristanlar (hastaneler), medreseler kalmıştır.

Advertisement

MEMLÛK SANATI (XIII. -XVI. yüzyıl). — Uzun süren Memlükler devrinden ise pek çok eser vardır. Sultanların türbe ve camilerinin hafif sivri tepeli, ince taş süslerle kaplı sayısız kubbeleriyle, Memlûkler Kahire’ye tarihi manzarasını vermişlerdir. Memlûkler el sanatlarında, özellikle cam ve halı kollarında kendilerini göstermişlerdir; bu arada cam kandilleri ünlüdür.

MAGRİP SANATI (XIII. -XIV. yüzyıl). — Kuzey Afrika ve İspanya Sanatı diye de anılır. Bu arada, Kurtuba Emevileri’nin başlıca eseri, 756’dan 990’a kadar dört halifenin yaptırmaya devam ettiği Kurtuba Camisi’dir. Bir sütun ormanına benzeyen bu caminin içinde üst üste iki sıra halinde Magrip sanatına nas at nalı biçiminde kemerler görülür Magrip sanatının fildişi oymaları, seramik eserleri, bunlar arasında «Elhamra vazoları» adı verilen perdahlı büyük vazoları ün kazanmıştır. Magrip sanatının son parlak devri, Granada’da hüküm süren Nasırîler (1232-1492) devridir. Dünyaca ünlü Elhamra Sarayı‘nın duvarlarını boş yer bırakmamak üzere süslemeler kaplar. İncecik sütunlar, dilimli kemerlerle son derece zarifleşmiş bir sanat üslûbudur..

Kuzey Afrika’da Kayrevan, Camisi ahşap mimberinin oymaları, mihrabının Bağdat’tan gelme perdahlı çinileri, Afrika İslâm sanatına has üstü yivli «kavun biçimi» kubbeleri, dörtköşe kulevari minaresiyle en önemli mimarlık eseridir.

HİNDİSTAN TÜRK – İSLÂM SANATI — Delki Türk sultanlarından kalma Kutbettin Camisi Hint-islâm üslûbunun İlk büyük örneğidir. «Kutub Minar» diye anılan minaresi, 72.50 m.’diı dünyanın eg yüksek minaresidir. Babür’ün kurduğu Hint-Türk İmparatorluğu’nun başkenti Agra’da Şan Cihan’ın, karısı Mümtaz Maha) için yaptırdığı, «Taç Mahal» diye anılan türbe (1630-48) en tanınmış eseridir Beyaz mermerden yapılmış olan bu türbe, yüksek kubbesi, köşelerindeki dört minaresi önündeki su kanalı ile, bir park içindedir.

Gene Hindistan’da Bicapur’da Adil Şah’ın heybetli türbesinin (1660) 3b m. çaplı kubbesi dünyanın en büyük kubbelerindendir. Ekber’in kırmızı taşlı Agra Kalesi’ (1566), Kırmızı Sarayı, Şah Cihan‘ın Agra sarayındaki dışı kırmızı kum taşı, içi beyaz mermer Moti Camisi,. Delhi Sarayı’nın beyaz mermer üzerine renkli taş kakmalarla süslü Divan-ı Has’ı Hint-Türk mimarlığına masal diyarı güzelliğini verir.

Öte yandan, Hint minyatürü Ekber zamanında İran etkisinden kurtulmuş, natüralist bir çalışma ile belli konular çok işlenmiştir. Portreler, kuş resimleri, ceylân resimleri bunların başında gelir. Hint halıları ise birer çiçek bahçesini andırır.

Advertisement


Leave A Reply