Türkiye’nin Turizm Değerleri Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Türkiye’nin turizm, turistik değerlerini ve önemini anlatan yazı örneği, turistik değerleri hakkında bilgi.

Türkiye’nin Turizm Değerleri

Turizm, uluslar arasında ekonomik, siyasal, kültürel tanışmayı10 sağlıyor, barış sever kaynaşmalara yol açıyor. Çağımızda büyük bir hızla gelişen taşıtlar insanları birbirine yaklaştırıyor. Bu durum, dünya insanlarının karşılıklı tanışıp anlaşmalarına köklü bir etmen oluyor; dolayısıyla, turist çeken bir ülke zenginleşiyor. Yurdumuz, tabiat ve tarih zenginliğiyle turizm bakımından eşsiz bir hazinedir. Bir bölgeden öteki bölgeye değişen görünüş ve iklim ayrılıkları, Türkiye’yi her mevsimde, her turistin faydalanabileceği ideal bir ülke yapmaktadır. Dünyanın hiç bir ülkesi, Türkiye kadar uzun ve zengin bir tarihin mirasına sahip değildir. En eski uygarlıkların izleri, anıtları bizim topraklarımızdadır.

Batılı bir turizm uzmanı diyor ki: “Doğu ile Batı arasında bir köprü olan İstanbul, Boğaziçi, Büyükada, Yalova, Uludağ, Bergama, Efes, izmir, Antalya… bir turist için o kadar çekicidir ki buralar birer altın damarı haline getirilebilir.”

Bir başka batılı uzman da “Yeryüzünde pek az memleket, turist çekme bakımından Türkiye ile boy ölçüşebilir.” diyor. Bu değerli övgüler birer nezaket sözü değildir. Gerçekten yurdumuz, Akdeniz ikliminden Alpler iklimine kadar basamak basamak değişen tabiat nitelikleriyle deniz kıyıları, yüce dağlar, ormanlar, göller, çağlayanlar vb. güzellikleri yanında, en eski uygarlıkların anıtlarını da sınırları içine alır.

Advertisement

Homer zamanındaki eski İyon şehirleri buradaydı. Truva, burada bulunuyordu. Efes, Bergama ve öteki uygarlık merkezlerinin başlıca kalıntıları hala burada göze çarpmaktadır. Ünlü filozof Diyojen burada doğmuştur, iskender, Batı Asya seferlerine buradan geçmiştir. Sezar’ın “Geldim, gördüm, yendim.” diye söz ettiği zafer, Anadolu’nun içlerinde, Zile yakınlarında kazanılmıştır, ilk Mısır sülaleleri zamanından bile eski olan uygarlık kalıntılarının meydana çıktığı Tarsus’ta, Saint Paul doğmuş; Efeslilere hitap eden mektuplarını yazdığı gezilere buradan çıkmıştı. Anadolu’nun yüzeyine yayılmış bulunan dört bin yıllık Hitit uygarlığının eserleri, bir turist için akılları durduracak derecede ilgi çekicidir. Bizans, Selçuk ve Osmanlı uygarlıklarının sayılamayacak çeşitli muhteşem anıtları, yurdumuzun her yerinde bütün canlılığıyla ayaktadır. Sözün kısası, Türkiye’miz bir turist cennetidir: Peri bacaları, Pamukkale, Kuş cenneti. Tortum, Abant. Antalya şelaleleri vb. tabiat mucizeleri burada toplanmıştır. Bunları turizm bakımından değerlendirmeyi bilmeli, turistlere karşı geleneksel konukseverliğimizi göstermeliyiz. Her turisti güler yüzle yolcu etmek, bizim için ulusal bir ödev olmalıdır. Çünkü yurdumuzdan, kafası, gönlü dolu ve dinlenmiş olarak ayrılan her yabancı, bizi dünyaya iyi tanıtan gönüllü birer elçidir.


Leave A Reply