Şato Nedir? Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Şato nedir, özellikleri nelerdir? Şatonun tarihçesi, ilk şatolar, şato çeşitleri, şatolar hakkında kısaca bilgi.

ŞATO

Orta çağ boyunca zengin ve güçlü ailelere ait olan şatolar kuvvetlendirilmiş evlerdir. Bazıları halen kullanılmaktadır ancak; çoğu bir harabeye dönmüş durumdadır.

Orta çağda şatolar şehirleri korumak, nehirlerin ve sınırların aşılmasını önlemek için kullanılıyordu. Ayrıca; istilalara karşı koymak ve ayaklanmaları engellemek için kullanılmaktaydı.

İLK ŞATOLAR

Advertisement

Şatolar ilk olarak; Milattan Sonra 950’li yıllarda şövalyeler ve lordlar tarafından inşa ettirilmiştir. Şatolar etrafı hendeklerle çevrili yüksek yapılardı ve en üst kısımda tahtadan yapılmış bir kule bulunuyordu. Şatonun iç kısmında yerleşim birimleri, ahırlar, tahıl ve çiftlik ambarları bulunuyordu. İlk şatolar, kazık duvar olarak bilinen, çok yüksek tahta parmaklıklarla korunuyordu.

TAŞ ŞATOLAR

1070’li yıllardan itibaren, iç kale olarak bilinen taştan kuleler, büyük şatolarda kullanılmaya başlandı. İngiltere’nin ilk iç kalesi olan Londra Kulesi (the Tower of London) inşası 1078’de başladı. Yiyecekler ve silahlar kulenin içinde depolanıyor, şövalye ve adamları orada yaşıyordu. Mahkumlar zindanlarda tutuluyordu.

KULELER VE DUVARLAR

Advertisement

1100’lü yıllardan sonra taş perdeli duvarlar iç kalelerin etrafını çevirmeye başladı. Saldırganlara değişik yönlerden ateş açılabilmesi için, duvarların dış kısımlarına kuleler inşa edilmeye başlandı. Yaklaşık 1270 yılından sonra, saldırılara karşı daha dirençli olması için; bazı şatolara ikinci bir dış duvar eklenmeye başladı. Bu şatolar, Orta Doğu’da haçlılar tarafından inşa edilmiş ve çifte duvarları nedeniyle, iç içe geçen şatolar olarak adlandırılmıştır.

* İlk şatolar tahtadan ve topraktan yapılıyordu.

* İç kaleler, 1070’li yıllarda büyük taşlardan, inşa edilmeye başlandı.

* İç içe geçmiş (iki duvarlı) şatoların iki ya da daha fazla duvarı ve gözetleme kuleleri vardı.

Advertisement

SALDIRI ALTINDA

Şatolara, mancınık, tokmak (koçbaş) ve kuşatma kuleleri kullanılarak saldırılıyordu. Mancınıklarla kaya parçaları ve yanan maddeler fırlatılıyor ve duvarların altı oyuluyordu. Eğer; bir şato kısa zamanda ele geçirilemezse, kuşatma altında tutuluyordu. Kuşatma altındaki şatoların büyük çoğunluğu, rüşvetçilik, hastalık ve kıtlık nedeniyle düşüyordu.

TOP ATEŞİ

1450’li yıllardan sonra, toplar ve barut duvarları yıkmaya yetecek güçteydi. Şatolar artık saldırılara karşı güvenli değildi. Çoğu harabeye dönüşse de, bazıları saray ve lüks konut olarak kullanılmaya başlandı.

Advertisement

KUŞATMA ALTINDA

Şatolara saldıran ordular, duvarları yıkmak için; tokmaklarla (koçbaş) duvarlara vurur ve duvarın temellerini oyarlar. Kuşatma kulelerinin duvara yaklaştırılabilmesi için, kale hendekleri kurutulur ve doldurulurdu. Saldırganlar korunmak için, hayvan derisiyle kaplanmış kafesler kullanıyorlardı.


Leave A Reply