Söz Nedir? Sözlük Anlamı

0

Söz ne anlama gelir? Söz kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

1. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil
2. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük
3. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi
“Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde.” – B. R. Eyuboğlu
4. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti
“Ortalıkta bir söz dolaşıyor.”
5. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme
“O, sözünde duran bir adamdır.”
6. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte
“Şarkının sözleri çok anlamlı.”
Ön söz
Ağız birliği
Anlatımın herhangi bir parçası
Kelimelerin ad, sıfat, fiil, zamir, edat, bağlaç, zarf, ünlem diye adlandırılan türleri
Söz söylemesini iyi bilen, ağzı laf yapan kimse
Söz varlığı
1. Karşılıklı söz söyleme, sözle saldırma, polemik
2. Siyaset, bilim, edebiyat vb. alanlarda yapılan karşılıklı sözlü tartışma, polemik
Bir cümleyi oluşturan kelime türlerinin arasındaki ilişkileri inceleyen ve sınıflamalar yapan dil bilgisi kolu, cümle bilgisi, tümce bilgisi, nahiv, sentaks
İki kişi arasında sözle yapılan tartışma, söz yarışı
Laf ebesi
Konuşması istekle, zevkle dinlenen (kimse)
Bir düşünceyi açıklamak için örnek gösterileceğinde o örneğe giriş olarak söylenen bir söz, söz gelişi, söz misali, temsil, söz temsili, örneğin, mesela, bilfarz
Toplumun ilgisini çeken, çeşitli konuların ele alındığı, karşılıklı şaka ve takılmalarla süslenen program, tolkşov
Sugötürmez
Söz varlığı
Bir kelimenin yerine bir başkasını kullanma biçiminde görülen konuşma bozukluğu, kelime karışıklığı, parafazi
Gençlerin evlenmeleri için ön anlaşma yapılması, sözlenme
Sözü edilen, üzerinde konuşulan, bahis konusu, bahis mevzusu, mevzubahis
“Söz konusu tehlike ise bir yıl sonra doğacak olan ve kurduğu düşlerin hepsi bir anda gerçeğe dönüşüverecek bir çocuktan ibaretti.” – İ. O. Anar
Serbestçe konuşulacak yer
Söz gelişi
Bir çıkar sağlamak için bir kimseyi övme
“Hacı Ömer, beni bir kere de bir söz rüşveti ile yemlemeye çalıştı.” – R. N. Güntekin
Bir konuda bilgisi veya yetkisi olan (kimse)
Bir toplulukta konuşma yapma zamanı
“Bu fırsattan istifade ederek söz sırasını elime geçirmek istedim.” – P. Safa
Söz gelişi
“Değişik yüz görmek, değişik söz işitmek -insanın ne bileyim ben söz temsili bu- gözünü, gönlünü açıyor.” – Y. K. Karaosmanoğlu
Söz söylemesini bilen veya ağzına söz yakışan kimse
Bir dildeki sözlerin bütünü, söz hazinesi, söz dağarcığı, sözcük hazinesi, kelime hazinesi, kelime kadrosu, vokabüler
Söz düellosu
Müzik parçalarının metnini yazan kimse, güfteci
1. Beyinde meydana gelen bir hasar sonucunda kişinin anlama, konuşma, dinleme yeteneklerinde değişik oranlarda ortaya çıkan kaybolma nedeniyle ses çıkarma yeteneği kaybolmadığı hâlde istenilen sözü bulup söyleyememe hastalığı, afazi
2. Konuşma güçlüğü
Dil birimlerinin birbirini izlemesinden doğan ve ardışıklığa dayanan düzen
Sanki, güya
“Bu patlamalar onların kazma seslerini sözüm ona bastıracaktı.” – İ. O. Anar
Söylediğini yerine getiren, sözünü tutan
Kişinin onuruna dokunan, gönlünü inciten söz
Kişinin onuruna dokunan, dayanılması güç söz
Doğrudan doğruya konuşulan veya yazılan konuyu ilgilendirmeyen dolaylı söz, istitrat
Herkesin kullandığı, etkisi kalmamış söz
“Darılma ama bunlar bana hep birtakım beylik sözler gibi geliyor.” – O. C. Kaygılı
Kötü söz
Dokunaklı, kırıcı söz
Sert ve kırıcı söz
Kuru laf
Değişik anlamlara gelebilen, farklı değerlendirilebilen konuşma, lastikli lakırtı
Kitapların giriş kısmına konulan, o eserin konusunu, amacını, işleniş biçimini anlatan yazı, sunuş, söz başı, ön deyi, mukaddime
“Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ön söz yazmadığı roman yok gibidir.” – S. Birsel
Ayıp sayılan veya hakaret olarak kabul edilen, yakışık almayan söz, pis lakırtı
Bir savı klişe biçimine getiren deyiş
“Roman, bu sav sözleri doğrulayacak kara bir ortamın yoklanması sayılabilir.” – S. İleri
Bazı edebî eserlerde yer alan son söz niteliğindeki bölüm, son deyiş, hatime, epilog
Tatlı dil
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel
“Her atasözü yerleşmiş bir itiyadın, bir âdetin, bir huyun söz biçimine girmesi, böylelikle perçinleşmesi demektir.” – N. Hikmet
Namus ve onur üzerine verilen söz, şeref sözü
Namus sözü
“Vatan için, hürriyet için birbirine verdikleri şeref sözünü tutacaklar, gerekirse bu uğurda silahlarını da kullanacaklar.” – E. C. Güney

Advertisement

Leave A Reply