Süleymaniye Külliyesi Mimari Özellikleri, Bölümleri ve Tarihi

0

Süleymaniye Külliyesi nerededir? Süleymaniye Külliyesi’nin özellikleri, bölümleri, tarihi hakkında bilgi.

Süleymaniye Külliyesi; İstanbul’un Süleymaniye semtinde cami, medrese, hamam, imaret, darüttıp, darükurra, sıbyan mektebi ve çarşıdan oluşan külliyedir.

Süleymaniye Külliyesi

Süleymaniye Külliyesi

Külliyenin Mimari Özellikleri

Külliyenin merkezini cami oluşturur. Külliye, 1550-1557 arasında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan‘a yaptırıldı. Mimar Sinan‘ın Şehzade Camisi’nden sonra yaptığı ve “kalfalık dönemi eserim” dediği bu anıtsal külliyenin özellikle camisi mimarlık tarihi açısından büyük önem taşır. Yapılar topluluğu İstanbul’un en yüksek tepelerinden biri üstüne, Haliç ve Boğaz’a egemen bir alana kuruludur. Külliyenin merkezinde, yer alan Süleymaniye Camisi, avlu ve ana mekânın oluşturduğu iki kareli bir dikdörtgendir. İç avluya biri ön cephede, ikisi yan cephelerde olmak üzere üç kapıdan girilir.

Ön cephedeki kapı, anıtsal bir taçkapıdır. Avlunun etrafını 28 kubbeli bir revak çevirir, ortasında mermerden yapılma dikdörtgen planlı bir şadırvan yer alır. Ana mekân 68×63 m boyutunda kareye yakın bir dikdörtgendir. Üstü 26.5 m çapında ve yerden 53 m yüksekliğinde büyük bir kubbeyle örtülüdür. Kubbeyi dört büyük ayak taşır. Ana kubbeyi kuzey ve güneyde yer alan yarım kubbeler destekler. Yüksek ve iç açıcı bir görünümü olan iç mekânda, kubbelerde yer alan 64 küpün sağladığı eşsiz bir akustik vardır. Mihrap duvarı Osmanlı çini sanatının en güzel örnekleriyle bezeli ve mermerdendir.

Duvarın üst bölümünde vitray sanatının en güzel örnekleri yer alır. Minber de mihrap kadar ince işçiliğe sahip bir mermer eserdir. Caminin tüm kapı ve pencere kanatları oymacılık, fildişi ve sedef kakma sanatının en güzel örnekleriyle süslüdür. Hünkâr mahfili de dönemin mermer işçiliği yansıtan değerli bir eserdir. Mahfili çeviren kafes biçimindeki mermer şebeke ince işçiliğin örneklerinden biridir.

Süleymaniye Külliyesi

Süleymaniye Külliyesi

Caminin dört minaresi vardır. Avlunun dört köşesinde yer alan bu minarelerden ön cephede yer alan iki minare ötekilere oranla daha kısa, iki şerefeli; caminin yanında bulunan ikisi ise daha uzun ve üçer şerefelidir. Minare ve şerefelerin sayısı simgesel bir anlatım içerir. Dört minare, Kanuni Sultan Süleyman‘ın İstanbul’un fethinden sonra dördüncü padişah, şerefe sayısı ise onuncu padişah olduğunu anlatır. Minarelerin konumu camiye bir piramit görünümü verir. Minarelerin gövdesi yivli, yivlerin arası oyma süslerle güzelleştirilmiştir.

Medreseler

Camiden sonra külliyenin en önemli yapılar topluluğu medreselerdir. Medreseler topluluğu Evvel Medresesi ve Sani Medresesi ile Rabi Medresesi ve Salis Medresesi adlarıyla iki ayrı yapı topluluğuna ayrılır. Evvel ve Sani Medresesi’nin üstünde günümüzde Süleymaniye Kitaplığı yer alır. Aynı yapının güneydoğu köşesinde günümüzde Süleymaniye Çocuk Kitaplığı olarak hizmet veren Sıbyan Mektebi bulunuyordu.

Külliyenin güneydoğu köşesinde yer alan Süleymaniye Hamamı dikdörtgen bir yapıdır. Külliyenin kuzey kanadında bulunan darüşşifa ya da bimarhane kare planlıdır. Darüşşifaya bitişik olan İmaret bir süre Türk ve İslâm Eserleri Müzesi olarak hizmet verdi. Caminin arka avlusundaki hazirede Kanuni Sultan Süleyman Türbesi, Hürrem Sultan Türbesi ile caminin bir köşesinde Mimar Sinan Türbesi yer alır.


Leave A Reply