Ailenin Önemi Nedir? – Eski Çağlarda Aile ve Türklerde Aile Düzeni

0

Aile nedir? Belli başlı aile çeşitleri nelerdir? Ailenin önemi, toplumdaki yeri, Türk Toplumunda ailenin düzeni, eski çağlarda aile.

Aile, ana, baba ve çocuklardan kurulma topluluğa denir. İnsan hayatında toplumun temelini aile meydana getirir. Aileyi kuran iki temel öğe erkekle kadındır. Ailede bunların sözü geçer.

Ailenin temeli olan ana ile babanın çocuklar üzerindeki hakları çok eski devirlerden beri tanınmıştır. Aile gerek kanun yapıcılar, gerekse din kaidelerini kuranlar tarafından, devirlerin ve toplumların ihtiyaçlarına göre, farklı şekillerde ele alınmıştır. Bu bakımdan, ailenin tarih içindeki gelişme ve değişmeleri incelenirse türlü aile tipleri görülür.

Belli başlı aile çeşitleri şunlardır:

1 Grup halinde evlenmeye dayanan aile: Bu çeşit aileye bugün bile bazı yerlerde, mesela Avustralya yerlileri arasında rastlanır. Bu çeşit ailelerde sop (klan) içerisinde evlenme yasaktır. Buna karşılık, boy içerisinde evlenme mecburiyeti vardır. (Bir boy içinde birçok soplar bulunabilir.)

2 Bir tek kadının aynı zamanda birkaç erkekle evlenmesine dayanan aile (Polyandria): Bu türlü evlenmeye bugün Tibet civarında da raslanır.

3 Bir erkeğin aynı zamanda birçok kadınla evlenmesine dayanan aile (Polygamia): Bu türlü evlenmeye bugün Müslüman milletlerin pek çoğunda, Müslüman olmayan bazı doğu milletlerinde ve Amerikadaki Mormon’lar arasında raslanır.

4 Bir erkeğin bir tek kadınla evlenmesine dayanan aile (Monogamia): Medeni memleketlerdeki aile şeklidir. Kadına en çok onur ve bağımsızlık sağlıyan aile şekli budur.

Eski Çağlarda Aile

Tarih boyunca ailenin kuruluşu değişik medeniyetlerde şu özellikleri taşır:

Eski Mısır’da aile eski yerli soplarının parçalanmasından meydana gelmişti. Ailede babanın sözü geçerdi. Bu hak sonradan dedelerinden gelen kültürü devamı ettirebilmek için en büyük oğula verilirdi. Bu arada, kadının nüfuzu da diğerlerinden fazlaydı, bu hak kanunlarca da tanınmıştı. Oğul babanın dini görev, hak ve yetkilerinin mirasçısıydı. Fakat gerçek miras, bunun önüne geçen bir hüküm konmadıysa büyük kıza kalırdı. Hakların bu şekilde dağılışı ana ile babayı ve çocukları birbirine sıkıca bağlardı.

Sümerliler ve Babillilerde bir tek erkeğin bir tek kadınla evlenmesi esasına dayanan bir aile düzeni vardı. Ailenin bütün fertleri üzerinde babanın geniş hakkı olurdu. Bunları borç için tutsak yapmaya da yetkisi vardı. Ailenin bütün fertleri baba için çalışırdı. Oğullar evlenseler de babalarının ölümüne kadar onun evinde otururlardı.

Asurlularda kadının boşanmasına karşı her hangi bir sınırlama yoktu. Büyük kardeşin ölümü üzerine, küçük kardeşin, dul kalan yengesiyle evlenmesi usulü bir kanun hükmü olarak uygulanırdı. Bu usul Etilerde de vardı. Buna ek olarak Eti kanunları erkeğin ikinci bir karı almasını başka bir memlekette oturmak şartıyla kabul ederdi.

Yakın Tarihte Aile

İbranilerin kanunları erkeğe ailesi ve akrabaları arasında evlenmeyi salık verirdi. Bu adet Yahudiler’e geçtikten sonra kesin bir şekilde uygulanmaz oldu. Bununla beraber, bir genç anasından, babasından kalan mirasa konabilmek için boyu içinde evlenmek zorundaydı. Ailede babanın nüfuzu son derece fazlaydı. İbrahim’in (veya Yefta’nın) çocuklarını kurban ettiğini anlatan efsaneler de bunu gösterir.

Eski Yunanistanda ailedeki fertleri birbirine bağlayan bağlar her şeyden önce dini mahiyetteydi. Ailenin içine, evlenme yolu ile giren kadınlardan başka evlatlar, hatta köleler de dahil edilirdi. «Genos» adı verilen bu aile toplulukları cemiyetin ilk şekliydi. Sade ve dar anlamdaki aileye ise «Oikos» derlerdi. Bu, aynı ev içinde oturanlara verilen addı. Aile bağları, bugünkünden daha gevşekti. Erkek çocuklar kızlardan daha değerli sayılırdı. Erkek çocuklar önce kadınlara bırakılırdı. Çocuklar büyüdükten sonra çok defa bağımsız bir hayat sürerlerdi.

Roma ve Bizans’ta ailenin hemen hemen bütün nüfuzu babanın elindeydi. Karısını, evlatlarını, oğuldan doğan torunları hükmü altına alırdı. Hatta kızlardan doğma torunlar da onun hükmü altına girerdi. Zamanla baba tarafından gelen akrabalar, ailenin erkek kolu yönünden ortak bir atadan gelen yabancılar da aileye dahil edilmeye başlandı.

Bizans kanunları Roma kanunlarındaki eski aile anlamını tamamen değiştirdi. İustlnianus’un kanunları kadını erkeğe eşit tutmuş, kadına da kocasının mirasına katılma hakkını vermişti. Babanın eski sertliği yumuşamış, VIII. yüzyıldan sonra kadına Bizans ailesinde büyük bir yer ayrılmaya başlanmıştı.

Türklerde Aile Düzeni

Boy hayatı dönemini geçirip devletler kurma dönemine girdikleri, fakat İslam medeniyetinin etkisine henüz girmemiş bulundukları zamanlarda Türk uluslarında görülen aile tipi «babaocağı» idi. Doğu Türkleri buna «türkün» Batı Türkleri de «bozocak», yahut «babaocağı» derlerdi.

Eski Türklerde karı ile kocanın hakları eşitti. Bu, erkeğin sadece bir kadınla evlenmesinden de anlaşılır. Büyük istila devirlerinde erkeklerin birden fazla kadınla evlendikleri olmuşsa da sadece ilk karısı onun hayat arkadaşı, aile ocağının resmi sahibi sayılmıştı. Ötekilerine de «kuma» adı verilirdi. Sonradan «ortak» da denen bu söz, eskiden ilk hanımın buyruğu altında bulunan bir «odalık» anlamına gelirdi.

Kumaların aile içinde pek fazla bir sözü geçmezdi. Çocukları resmi üvey annelerine «anne», öz annelerine de «teyze» derlerdi.

Çocuklar evlendikleri zaman «babaocağı» fidan ayrılırlardı. Bir delikanlı ev-bark sahibi olacak çağa gelince bir yiğitlik gösterir, İl Kurulu’ndan bir ad alırdı. Böylece, baba vasiliğinden kurtulur, ondan sonra evlenirdi. Erkek karısını babasının evine getirmediği gibi, kendisi de karısının evine gitmezdi. Kız «Yumuş» adı verilen çeyizini, kocasının babasından aldığı mala katardı. Böylece karı-koca bağımsız bir aile kurmuş olurlardı.

Türkler Müslüman olduktan sonra hem dinin, hem de Arap ve Fars medeniyetlerinin etkisi altında kaldılar. Çok kadınla evlenmek adet halini aldı, zenginlerin evlerinde haremler meydana geldi. Böylece, kadın da eski zamanlardaki eşitliğini, onurunu yavaş yavaş kaybetti.

Bu hal Cumhuriyete kadar sürdü. 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu birden fazla kadınla evlenmeyi yasak etti.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?