R Harfi İle Başlayan Deyimler ve Anlamları

0

R Harfiyle Başlayan Deyimlerin anlamları, açıklamaları, Deyimler sözlüğü R Harfi. Deyimlerin anlamı. R Harfi İle Başlayan Deyimler ve Anlamları

R Harfi İle Başlayan Deyimler ve Anlamları

ANLAMINA GÖRE:

Renk İle İlgili Deyimler ve Anlamları
Resimli Deyimler ve Anlamları
Rol İle İlgili Deyimler ve Anlamları
Rüya İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları
Rüzgar İle İlgili Deyimler ve Anlamları

HARF SIRASINA GÖRE

Rafa kaldırmak (koymak) (bir şayi) :Bir işle artık uğraşmaz olmak, bir kenara itmek


Rafa kaldırmak (koymak): Bir iş üzerinde artık durmamak, o işi kenara itmek, ihmal etmek.”Bizim dosyayı yine rafa kaldırmışlar.”

Rahat (kıçına) batmak (rahatlık batmak): Sahip olduğu iyi olanakların becerini bilmemek.

Rahat döşeği: Ölünün yıkanıncaya kadar yatırıldığı, genellikle yere serilen yatak.

Rahat döşeğinde ölmek: Evinden ya da evine yakın bir yerde Ölmek ve rahat döşeğinde yatmak.

Rahat durmamak: Yaramazlık etmek, kımıldayıp durmak.”Rahat durmadın, beni zor durumda bıraktın.”


Rahat rahat: Güçlük çekmeden, kolayca.

Rahat yüzü görmemek: Bir türlü rahat bir duruma gelememek, sıkıntılarından, eksikliklerinden bir türlü kurtulamamak.

Rahat yüzü görmemek: Huzur, bolluk, hiç rahatlık görmemek; sürekli sıkıntı, darlık içinde bulunmak.”Şu yaşıma geldim, hiç rahat yüzü görmedim desem yeridir.”

Rahat yüzü göstermemek (birine): Onu süreli olarak rahatsız etmek.

Rahatına bakmak: -1. Olana bitene aldırmamak, rahatını kaçıracak şeylere gözünü kapamak. -2. Rahatını sağlayacak olanakları araştırmak.

Rahatına bakmak: Hiçbir şeye aldırış etmeden rahatını sağlamaya çalışmak.”Boş ver, rahatına bak, sen mi düzelteceksin diyenlerden nefret ederim.”


Rahatına kaçmak : Tedirgin olmak, rahatsızlık duymak.

Rahatını bozmak (kaçırmak): Rahatsızlık vermek, keyfini kaçırmak, canını sıkmak.

Rahatlık (rahat) batmak: Rahat, iyi bir yerdeyken o yeri olmayacak nedenlerden ötürü terkeden insanlar için sitem biçiminde söylenir.

Rahmet okumak: Tanrı’nın bağışlaması için dua etmek.

Rahmet okutmak (biri ötekine) : Bu, öncekinden daha kötü çakmak, Öncekini aratmak.

Rahmetli olmak: Ölmek

Rahmetli olmak: Vefat etmek, ölmek.


Ramak kalmak : Gerçekleşmesine az kalmak.

Ramak kalmak: “Bir şeyin olmasına çok az kalmak” anlamında kullanılır.”Makinenin elime değmesine ramak kalmıştı ki güçlükle kendimi geri attım.”

Rast gelmek (birine) (bir şeye) : -1. O kimseyle karşılaşmak. -2. O şey düşünülmediği halde kendisini bulmak. -3. Bir iş isteğine uygun olmak. -4. Atılan şey hedefini bulmak.

Rast gelmek: 1. Düşünmediği, beklemediği bir anda biriyle karşılaşmak. 2. Düşünmediği veya düşünülmediği hâlde payına düşmek.”Desenli parça bana rast geldi.” 3. Hedefi bulmak. 4. Bulmak.”Pazarda kardeşimi çok aradım ama rast gelmedim.”

Rast getirmek (bir şeyi): -1. O şeyin rast gelmesini sağlamak. -2. O zamanı kollamak. -3. Aranmakta olan şeyi ya da kimseyi umulmadık bir yer ve zamanda bulmak -4. Uygun getirmek, başarılı kılmak.

Rast gitmek: Bir iş istenilen biçimde gelişmek.

Rast gitmek: bk İşi rast gitmek.


Raydan (rayından) çıkmak: Bir işin düzeni bozulmak, alt üst olmak, yoldan çıkmak. (Kars. Şirazesinden çıkmak.)

Rayına girmek (oturmak) : İşler yolunda, tıkırında gitmeye başlamak, düzene girme*; yörüngesine durmak.

Rayına koymak (oturtmak) (birisi) : -1. İşleri belli bir düzene sokmak -2, İşlerin yolunda, tıkırında gitmeye bağlamasını sağlamak; yörüngesine oturtmak.

Rayına oturmak: Bozulmuş, düzensiz hâle gelmiş bir işi yoluna koymak, iyi duruma getirmek.

Rekor kırmak: Eski rekoru aşıp yeni, üstün bir sonuç elde etmek.”Koşuda yeni bir rekor kırılması bekleniyor.”

Rekor kırmak: O zamana defe üstün sayılan dereceyi (ya da rakamı} gende bırakarak yeni rekorun sahibi olmak.

Rekoru alinde bulundurmak : Bir spor dalında en iyi derecenin sahibi olmak.

Rengi atmak (kaçmak, uçmak) : -1. Solmak, rengini yitirmek -2. Kor ku ya da üzüntüden yüzü solmak, sararmak


Rengi atmak: 1. Solmak. 2. Korku, heyecan sebebiyle benzi sararmak.”Kumaşın rengi bir yıkamadan sonra attı.”

Rengi yerine gelmek: Solgunluğu geçmek, yeniden eski rengini almak.

Renk katmak (vermek) (bir şeye): Onu renklendirmek, onun tekdüzeliğini ortadan kaldırmak, ona neşeli ve canlı bir özellik kazandır mak.

Renk vermemek: -1. Ne düşündüğünü, ne duyduğunu göstermemek. -2. Anladığını ya da bildiğini belli etmemek

Renk vermemek: Bir konu ile ilgili duygularını, düşüncelerini belli etmemek; bildiği hâlde bilmez gibi görünmek.

Renkten renge girmek : Utanmak, utananı gizleyememek; kızarmak, bozarmak.

Renkten renge girmek: Heyecan, korku ve utanmadan dolayı yüzünün rengi değişmek, sıkılmak.

Resmiyete dökmek: Bir iş veya duruma resmiyet kazandırmak, onu resmî kanallardan halletme yolunu seçmek.

Rest çekmek : Kesin olarak son sözünü söylemek; o şeyin istedikleri gibi olmayacağını (yapılmayacağını) bildirmek.

Rest çekmek: 1. Kesin tavır almak, herhangi bir konuda son sözü söylemek. 2. Bir oyunda önündeki paranın tümünü ortaya koymak.”Öyle bir rest çekti ki görmeliydiniz.”

Reva görmek (bir davranışı birine) ; Onun o davranışı hak ettiğine inanmak.

Riske girmek: Sonuçta büyük zarara uğrama olasılığı gösteren bir girişimde bulunmak.

Rol kesmek : -1. Bir rolü abartılı bir biçimde oynamak, -2. İçten davranmamak, yapmacıklı davranışlarda bulunmak

Rol oynamak: 1. Bir oyunda rol almak. 2. Bir işte önemli katkısı olmak, etkisi bulunmak.”Bu işin gerçekleşmesinde onun da önemli rolü oldu.”

Rol oynamak: -1. İçten davranmamak, içten pazarlıktı olmak. -2. Bir işin olmasında etkisi bulunmak,


Rol yapmak : Gerçek düşüncesini, niyetim gizlemek.

Rota değiştirmek: 1. Takip edilen yoldan ayrılmak. 2. Tutumunu, tavrını değiştirmek, izlediği yoldan kopmak.”Hava muhalefeti sebebiyle uçak rota değiştirmek zorunda kaldı.”

Ruhu bile duymamak: Anlamamak; hiçbir bilgisi, haberi bulunmamak; olan biteni sezememek.”Göreceksin ruhu bile duymayacak, onu bir güzel ıslayacağız.”

Ruhu bile duymamak: Hiç farkında olmamak, anlamamak, sezmemek.

Ruhuna işlemek: -1. Bir şey onu derinden etkilemek -2. Onun ayrılmaz bir parçası olmak.

Ruhunu teslim etmek: Ölmek.”İhtiyar ninem sabaha karşı ruhunu teslim etmişti.”

Rüya görmek; Uyurken zihinde çeşitli olaylar ve düşünceler belirmesi; düş görmek.

Rüyasında (bile) görememek: O şeyin olacağına ya da o şeye sa hip olacağına hiç ihtimal vermemek.

Rüyasında bile görememek: Olacağını hiç aklına getirmemek, ihtimal vermemek.”Bunu bana aldın ha! Rüyamda bile görsem inanmazdım!”

Rüyasında görse hayra yormamak: Olabileceğini hiç aklından geçmemek, söyleseler inanmamak.

Rüzgar almak: -1. Rüzgârdan etkilenecek durumda olmak. -2. Rüzgâr esen bir yerde bulunmak.

Rüzgâr ekip fırtına biçmek : Yaptığı kötülüğün daha şiddetlisiyle karşılaşmak.

Rüzgâr gelecek delikleri tıkamak: İstenmeyen bir duruma veya zarar gelebilecek bir gelişmeye karşı her türlü önlemi almak.

DEYİMLER

deyimler-1

Deyimler Sözlüğü
A BCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?