D Harfiyle Başlayan Erkek Bebek İsimleri ve Anlamları

0

D Harfiyle Başlayan Erkek Bebek İsimleri ve Anlamları, en güzel bebek isimleri ve isimlerin anlamları sözlüğü

bebekD Harfiyle Başlayan Erkek Bebek İsimleri
ABCÇDEFG HIİJ KLMNOÖPRSŞTUÜV YZ

Dadaloğlu: 19. yy. da yaşamış. Anadolu halk Ozanı.
Dadaş: Erkek kardeş. 2. Delikanlı. yiğit kimse. 3. Doğu illerinde seslenme sözü olarak kullanılır. Dağaşan: Zor işlerin üstesinden gelen.
Dağdelen: Dağları delecek denli azimli olan.
Dağhan: Oğuz tanrılarından biri. 2. Dağlar hükümdarı.
Dağtek: Tek dağ.
Dağtekin: Issız, bozkır dağ.
Dahi: Olağanüstü zeki ve yetenekli.
Daim: Sürekli, Sonsuz.
Dalan: Bir şeyin biçimi. 2. Zariflik. 3. Lobi.
Dalay: Deniz.
Dalca: Dal gibi ince, uzun, narin.
Daldal: Kahraman, cesur kişi.
Dalkılıç: Kılıcı elinde olan, hazır bekleyen.
Dalokay: Çok beğenilen, sevilen.
Dalyan: Deniz, göl ve ırmaklarda kıyılara yakın yerlerde ağ ve kazıklarla oluşturulan, büyük balık avlama yeri. 2. Cüsseli ve sağlıklı kişi.
Damar: Canlıların kan akışını sağlayan sistem. 2. Madenin bol bulunduğu kanal. 3. İnsandaki inatçı karakter.
Danış: Bilgisi nedeniyle sürekli fikir sorulan kişi.
Danışman: Belli konularda bilgisine başvurulan kişi.
Danışment: Başvurulan kimse.
Daniş: Bilgi, bilim.
Danyal: Kutsal kitapta adı geçen İsrail peygamberi.
Daraş: Kartal.
Darcan: Sabırsız, aceleci.
Davas: İlaç, umar.
Davaz: Katık.
Daver: Doğru, adil yönetici.
Davran: Harekete geç, atak yap.
Davut: Sevgili. 2. Sesi güzel.
Dayanç: Dayanma gücü.
Dayanışma: Yardımlaşma, destekleme.
Dayar: Hazır, tamamlanmış olan.
Dayende: Bağışlayan
Dayı: Birini kollayıp gözeten kimse. 2. Annenin erkek kardeşi. 3. Külhanbeyi.
Dede: Ata, annenin ya da babanın babası. 2. Ata. 3. Bazı dervişlere verilen ad.
Değmer: Seçkin, nitelikli, kabul gören.
Deha: İnsan zekasının ulaştığı en yüksek nokta.
Dehal: Aziz, dost, canayakın.
Dehri: Çok bilgili kimse.
Delal: Hoş sevimli naz, işve.
Delal: Sevgide üstün tutulan.
Delali: Azizlik, aziz; naz.
Delice: Davranışları aşırı, deli gibi olan. 2. Buğdaygillerden, genellikle buğday tarlalarında yetişen,
tohumu zehirli yabani bir bitki.
Delikan: Coşkulu, yerinde duramayan. 2. Çocukluk çağından ergin1iğe eren kimse.
Demir: Birkaç işlemden geçirildikten sonra elde edilen sert ve sağlam bir tür maden.
Demirağ: Demiryolları.
Demiralp: Demir gibi güçlü, yiğit.
Demiray: Demir gibi sağlam ve ay gibi parıldayan.
Demirbağ: İlişkilerinde demir gibi sert olan.
Demirbaş: Her zaman için var olan. 2. Bir yerde kullanılan, bir yere kayıtlı olan, bir görevliden öbürüne
teslim edilen eşya.
Demirbilek: Bileği güçlü olan.
Demircan: Demir gibi, sağlam ve içten olan.
Demirdelen: Demiri delebilecek kuvveti olan.
Demiröz: Özünde demir gibi sağlam olan.
Demirpençe: Elleri demir gibi sert olan.
Demirsoy: Soyu güçlü olan kişi.
Demirsu: Demir gibi sağlam, su gibi berrak.
Demirşah: Demir gibi sağlam hükümdar.
Demirtaş: Demir gibi sağlam, taş gibi sert.
Demirtekin: Sağlam ve uğurlu.
Demirtürk: Demir gibi sağlam Türk.
Demiryürek: Yüreği demir gibi sağlam olan.
Demren: Okların ucunda bulunan metal parça.
Deng: Ses, seda, haykırma.
Dengiz: Deniz
Denizalp: Cesur denizci.
Demirdöven: Demirci, demiri işleyen.
Demirel: Demirden eli olan, güçlü kuvvetli.
Demirer: Demir gibi sağlam, yiğitliği ile bilinen.
Demirezen: Demiri ezebilecek kadar gücü olan.
Demirhan: Güçlü, sağlam hükümdar.
Demirkan: Özü, aslı demir gibi olan.
Demirkaya: Demir gibi sağlam, kaya gibi sert.
Demirkıran: Demiri kırabilecek kadar güçlü olan.
Demirkol: Demir gibi güçlü kollan olan.
Demirkök: Kökleri sağlam olan.
Demirok: Ok gibi hızlı ve demir gibi güçlü ve sağlam.
Demirol: Demir gibi sağlam ol.
Denizel: Eli deniz gibi bolluk getiren kişi.
Denizer: Denizci, deniz yiğidi.
Denizhan: Denizler hükümdarı.
Denizmen: Denizi seven adam.
Denk: Uygun. 2. Değer, biçim, ölçüt olarak eşit.
Denkel: Eşitlik, uygunluk, eşit insanlar.
Denker: Ölçülü, Uyumlu kişi.
Denktaş: Eşitliği, adaleti seven. 2. Yaşıt, akran.
Denli: Terbiyeli ve saygılı.
Denlisoy: Terbiyeli ve saygılı bir soydan gelen.
Denlitürk: Terbiyeli ve saygılı Türk.
Deren: Derleyen, toplayan.
Derinkök: Kökü çok eskilere dayanan.
Derinsoy: Soyu, geçmişi çok eskilere dayanan.
Derlen: Düzenli ol, hazırlan.
Derviş: Alçak gönüllü ve her şeye karşı hoş görülü kimselere verilen ad. 2. Bir tarikate girmiş, onun yasa ve törelerine bağlı kimse. 3. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.
Deryavan: Denizci.
Devin: Hareket, dönüşüm. 2. Emek harcama, çaba gösterme.
Deviner: Emek harcayan yiğit.
Devlet: Toprak bütünlüğüne bağlı kalarak siyasi açıdan teşkilatlanmış tüzel varlık. 2. Mutluluk; talih.
Devrimer: Devrimin askeri, devrimci.
Dilgir: Kızgın, öfkeli.
Dilkeş: Çekici, cazip.
Dilkoçer: Sevimli, neşeli şakacı.
Dilmen:Dil ustası, birçok dil bilen.
Dilsozi: Samimi, içten,sadık.
Dinç: Güçlü ve sağlıklı.
Dinçalp: Cesur ve sağlıklı.
Dinçel: Eli güçlü ve sağlıklı, sağlam kişi.
Dinçer: Güçlü, sağlıklı yiğit, erkek.
Dinçerk: İktidarda olan güç. 2. Sağlam kişi.
Dinçgil: Sağlam, sağlıklı aileden gelen.
Dinçkal: Her zaman için sağlıklı ol anlamında.
Dinçkaya: Sağlıklı ve kaya gibi.
Dikbaş: İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmez. 2. Kurumlu.
Diken: Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu gibi bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri.
Diker: Başı dik duran erkek.
Dikmen: Doruk, zirve.
Diksoy: Baş eğmeyen gelenekten gelen.
Diktaş: Kırılmayan, taş gibi olan.
Dilaver: Yiğit, cesur kimse.
Dilbirin: Gönül çekmek, sevdalı.
Dildayı: Seven erkek.
Dinçkol: Sağlıklı ve güçlü koL.
Dinçkök: Kökü sağlam olan.
Dinçmen: Sağlam, güçlü, sağlıklı.
Dinçol: Sağlam, güçlü, sağlıklı ol.
Dinçöz: Özü sağlam.
Dinçsan: Sağlıklığıyla, anılan.
Dinçsay: Saygın ve sağlıklı kişi. .
Dinçsoy: Soyu sağlam.
Dinçtaş: Sağlıklı, taş gibi.


Dinçtürk: Türk gibi sağlıklı.
Dindar: Dini vecibelerini yerine getiren kimse.
Direnç: Dayanma karşı koyma gücü.
Diribaş: Kurnaz.
Dirican: Sağlık ve güçlü.
Dirisoy: Soyu canlı olan.
Doğan: Yırtıcı bir kuş. 2. Oluşma, dünyaya gelme.
Doğanalp: Doğan gibi yırtıcı ve yiğit.
Doğanay: Ay’ın ilk doğuş zamanı.
Doğanbey: Doğan gibi yırtıcı, bey gibi zengin.
Doğancan: Doğan kuşu gibi karakteri olan.
Doğaner: Doğan gibi yiğit kişi.
Doğanhan: Doğan gibi yırtıcı bir hükümdar.
Doğansoy: Soyu doğan gibi yırtıcı olan.
Doğruer: Yalanı olmayan.
Doğru: Doğru ol.
Doğu: Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu. 2. Bulunan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.
Doğudan: Doğu tarafından.
Doğuhan: Doğunun hükümdarı.
Doğukan: Doğu halkından olan.
Doğuş: Doğma, dünyaya gelme. 2. Güneş ya da ay’ın doğuşu.
Doğuştan: Güneşin doğuş anı.
Dolay: çevre. 2. Hudut. 3. Dağ yamacı.
Donat: Hazırla, süsle, yerine getir.
Doru: Gövdesi kızıl ayakları ve yelesi siyah olan at.
Dorukhan: En büyük hükümdar.
Dorukan: En yüksekteki hükümdar.
Dost: Güvenilir, sevilen, yakın arkadaş, gönüldaş. 2. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. 3. Bir
şeye düşkün olan aşırı ilgi gösteren kimse.
Dölen: Dertsiz huzurlu insan.
Dönmez: Verdiği sözden, tuttuğu yoldan, inancından dönmeyen.
Dönmezer: Sözünde duran yiğit
Dönmezer: Sözünde duran yiğit.
Duman: Yanma sonucunda oluşan sis, gaz.
Dumlu: Tek namlu ve fişekli tüfek.
Dumrul: Dede korkut hikayelerinde bir kahraman.
Dundan: Nesil, soy.
Dura: Bırakın kalsın, yapılmasın.
Durak: Taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. 2.Cümle sonundaki nokta. 3. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içinde durma yerleri.
Dural: Değişmeden kalan, sakin. 2. Sakin olması teminni edilen
Duran: Varlığını sürdüren. 2. Yerinde , kalan.
Duraner: Bekleyen.
Durgun: Kımıldanış ve canlılık göstermeyen, dingin, sakin. 2. Neşesiz, keyifsiz, sessiz, canlı olmayan. 3. Sönük,hareketsiz.
Durhan: İktidarda kalan, hükmü süren.
Durkaya: Eski kaya, yaşlı kaya.
Durmuş: Kalan, yaşayan.
Dursun: Kalsın. 2. Yaşasın varolsun.
Dursuncan: En içten, en yürekten dost.
Durucan: İçten, sevecen, temiz kişi.
Duruhan: Kendi gücünden emin olan.
Duruk: Hareketi olmayan belirli bir süre değişmeyen. 2. Berraklaşmış, arınmış, saf.
Durukan: Temiz saf kan.
Durul: Berraklaşma, saflaşma, arınma.
Duruöz: Özünde içten, sevecen ve temiz insan olan.
Durusoy: Berrak, temiz soydan gelen.
Duruşah: Kendi gücünden emin olan.
Duruşan: Şanına ve şöhretine rağmen mütevaziliğini sürdüren.
Durutan: Tan vaktinin derin sessizliği.
Durutürk: Temiz Türk.
Dülge: Deste.
Düzel: Düzgün, doğru olması temenni edilen.
Düzenç: Düzenlilik, sistemlilik.
Düzey: Bir nesnenin veya kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.
Düzgün: Doğru, pürüzsüz, muntazam, 2. Eksiksiz ve yerli yerinde, kusursuz.
Dülger: Yapıların kaba ağaç işlerini yapan usta.
Dündar: Arkayı gözeten, artçı asker. 2. Erkete.
Düşün: Duyularla değil, zihni olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.
Düşünsel: Düşünceyle ilgili, düşünce sonucu ortaya çıkan, düşünceye dayanan.



Bir Yorum Yazmak İster misiniz?