K Harfiyle Başlayan Erkek Bebek İsimleri ve Anlamları

1

K Harfiyle Başlayan Erkek Bebek İsimleri ve Anlamları, en güzel bebek isimleri ve isimlerin anlamları sözlüğü

bebekK Harfiyle Başlayan Erkek Bebek İsimleri
ABCÇDEFG HIİJ KLMNOÖPRSŞTUÜV YZ

Kaan: Hükümdar. 2. Çin ve Moğol hükümdarlarına verilen ad.
Kabil: Olabilir, mümkün. 2. Tür, cins.
Kadem: Adım, ölçü. 2. Uğur.
Kadim: Eski. 2. Başlangıcı olmayan, öncesi bilinmeyen, eski, ezeli, 3. Bir yere ayak basan, varan, ulaşan.
Kadir: Değer, kıymet, güçlü, gücü yeter. “Her şeye gücü yeter” anlamında Tanrı’nın sıfatlarından biri.
Kadri: Değer, kıymet.
Kadrihan: Değerli, kıymetli ve de güçlü hükümdar.
Kafar: Batırıcı, kahreden.
Kağan: Hanların bağlı olduğu devlet başkanı, İmparator.
Kahir: Kahredici, yok eden, ezici kuvvet.
Kahraman: Yiğit. 2. Bir olayın başlıca kişisi.
Kalender: Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü, bulduğuyla yetinen. 2. Kalenderiye
tarikatinden olan.
Kalgay: İzci başı.
Kalkan: Koruyucu.
Kaman: Dağların zirvesine yakın olan yer.
Kamber/Kanber: Halife Ali’nin yanından hiç ayrılmayan kölesi. 2. Sadık hizmetkar.
Kamet: Endam.
Kamil: Olgun. 2. Tam mükemmel, kusursuz. 3. Yaşını başını almış, tecrübeli. 4. Çok bilgili kimse.
Kamran: Mutlu, muzaffer, isteğine kavuşmuş olan
Kanbore: Kahraman.
Kandemir: Sağlam kan, güçlü kan.
Kaner: Yiğit soydan gelen
Kanık: Elindekinden hoşnut olan, azla yetinen, yetingen, kanaatkar. 2. Tok gözlü.
Kani: Kanmış, inanmış.
Kani: Sitemkar söz söyleyen.
Kanka: Kan kardeş. 2. Can ciğer arkadaş.
Kantürk: Türk soyundan olan.
Kanun: Kaide, kural, yasa.
Kaplan: Kedigillerden yırtıcı bir hayvan.
Kaptan: Gemideki en yüksek görevli. 2. Takımbaşı.
Kara: En koyu renk, siyah. 2. Esmer.
Karaalp: Esmer yiğit.
Karabaş: Hiç evlenmemiş erkek.
Karabay: Esmer ve saygın kişi.
Karabey: Esmer bey.
Karabulut: Yağmur yüklü bulut.
Karaca: Esmer. 2. Geyikgillerden, boynuzları küçük bir av hayvanı.
Karacabey: Kahramanlığıyla ün salmış bir Türk beyi.
Karacael: Karayağız el.
Karacan: Göz pek dost, can arkadaş.
Karaçelik: Çelik gibi güçlü esmer delikanlı.
Karademir: Demir gibi sert esmer delikanlı.
Karadeniz: Türkiye’nin kuzeyindeki deniz.
Karadoğan: Bir kuş türü.
Karaduman: Siyah duman anlamında.
Karaer: Esmer yiğit.
Karagöz: Gözleri siyah olan. 2. Hoş sohbet insan. 3. Işık verilerek yansıtma yoluyla oynatılan oyun.
Karahan: Tarihte bazı hanlara verilen ad. 2. Anadolu’da bir devlet.
Karakaş: Kara kaşları olan.
Karakaya: Siyah kaya.
Karakoç: Siyah koç.
Karakoyun: Kara koyun.
Karakurt: Siyah kurt.
Karakuş: Siyah kuş.
Karaman: Esmer, karayağız insan. .
Karamuk: Böğürtlen.
Karan: Kahraman, korkusuz.
Karaoğlan: Esmer delikanlı.
Karasın: Esmersin.
Karasu: Ağır akan su, esmer su, acı su.
Karatan: Alaca karanlık.
Karataşı Siyah taş.
Karatay: Anadolu Selçuklu devlet adamı.
Karatekin: Uğurlu esmer.
Karayağız: Yağız delikanlı.
Karayel: Kuzeybatıdan esen yel, soğuk rüzgar.
Kardani: Eylem.
Kardeş: Aynı ana babadan doğmuş veya ana babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı. 2. Yaşça küçük olan kardeş. 3. Aralarında çok değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.
Kardeşcan: Çok yakın arkadaş, dost.
Karer: Kar renkli, ak yiğit.
Karer: Bingöl’de bir bölge.
Karhan: Karların hükümdarı anlamında.
Karındaş: Kardeş.
Karlık: Kar kuyusu.
Kartal: Çok güçlü iri yırtıcı kuş.
Kartay: Kar gibi beyaz tay.
Kartekin: Kar gibi beyaz ve de uğurlu kişi.
Kasar: Hatır.
Kasım: Bölen, taksim eden. 2. ll. ay.
Kasırga: Şiddetli fırtına. 2. Duyguların patlak verişi.
Kaşif: Keşfeden.
Katip: Yazman.
Kava: M. Ö. 612’de Şedadilerin kralı Dehak’ı öldürerek bir ihtilal yapan ve o günden beri Nevroz bayramının kutlayıcısı olan Kürt kahramanı.
Kavas: Koruyan, koruyucu.
Kavruk: Kara sevdalı, aşık.
Kaya: Büyük ve sert taş.
Kayaalp: Kaya gibi sert yiğit:
Kayacan: Kaya gibi güçlü dost.
Kayaer: Kaya gibi güçlü yiğit.
Kayagün: Kaya gibi sert gün
Kayahan: Güçlü hükümdar, hükmeden.
Kayan: Dağdan inen sel. 2. Kayarak yer değiştiren.
Kayansel: Gürül gürül gelen sel.
Kayar: Gurur.
Kayasoy: Güçlü soydan gelen.
Kayaş: Sülale, akraba.
Kayatekin: Uğurlu kaya.
Kayatürk: Kaya gibi sert ve sağlam Türk
Kaygısız: Endişesiz, hiçbir şeye aldırış etmeyen.
Kayhan: Güçlü hükümdar.
Kayı: Fırtına, yağmur.
Kayıhan: Güçlü kuvvetli hükümdar.
Kaymaz: Dağ eteği.
Kaynak: Bir suyun çıktığı yer. 2. Sevinç, neşe.
Kayra: Saygın bir kimseden gelen iyilik.
Kayraalp: Yardımsever yiğit.
Kayrabay: Yardımsever saygın kişi.
Kayrabey: Yardımsever saygın kişi.
Kayrahan: Yardımsever hükümdar.
Kayrak: Ekime elverişli olmayan toprak. 2. Yassı, düz taş.
Kayral: Gözetilen, esirgenen.
Kayran: Orman içindeki ağaçsız çıplak alan.
Kayrasoy: Himaye edilmiş, korunmuş soydan gelen kişi anlamında.
Kazan: Su çevrisi, girdap.
Kazgan: Kazan
Kazım: Öfkesine gem vurabilen kimse.
Kebir: Ulu, yüce.
Kelami: Sözle ilgili.
Kelemer: Kuvvetli karakteri olan adam.
Keleş.: Güzel, yakışıklı.2. Yiğit, cesur, bahadır.
Kemal: Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, eksiksizlik. 2. En yüksek değer.
Kemalettin: Dinin eksiksizliği.
Kemali: “Kemal” isminin bir başka söyleniş biçimi.
Kemar: Cumhuriyet.
Kenan: Vaat edilmiş ülke, cennet Filistin.
Kent: Şehir.
Kenter: Şehirli, kentli.
Kerami: Mert, cesur soylu kişi.
Kerem: Soyluluk, ululuk. 2. Bağış olarak verme, iyilik, ihsan.
Kerim: Soylu asil. 2. Eli açık, cömert.
Kerimhan: Soylu ve cömert hükümdar.
Kerman: İran’da Kürt bölgesi.
Kervan: Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı.
Keser: Hüzün, keder.
Keskin: Etkili, sert 2. Görevini iyi yapan.
Keskinay: Parıltıyla ışıldayan ay.
Keskinel: Elleri sert olan.
Keskiner: Sert ve yiğit.
Keskinsoy: Sert soydan gelen.
Keskintürk: Sert Türk.
Kevin: Yaşlı, ihtiyar, eski.
Keyhan: Dünya. Far
Kezer: Kahraman.
Kılıç: Kın içinde iki ucu sivri bele takılan çelik silah.
Kılıçali: 1500-1578 yılları arasında yaşamış olan Türk denizcisi.
Kılıçalp: Kılıcı ve yiğitliğiyle namsalmış olan.
Kılıçaslan: Selçuklu şehzadesinin adı.
Kılıçbay: Kılıcıyla saygınlık kazanmış olan.
Kılıçbey: Kılıcıyla saygınlık kazanmış olan.
Kılıçel: Kılıç gibi keskin eli olan.
Kılıçer: Kılıç gibi keskin yiğit.
Kılıçhan: Kılıcıyla nam salmış hükümdar.
Kılıçsoy: Kılıcıyla nam salmış bir soydan gelen.
Kılıçtürk: Kılıç gibi keskin Türk.
Kınay: Çok çalışkan, etkin, faaL.
Kınaytürk: Çok çalışkan Türk.
Kıncal: İnce, zayıf.
Kıraç: Verimsiz toprak.
Kıralp: Saçları beyazlaşmış yiğit.
Kıran: Çevre, kıyı, kenar. 2. Dağ sırtı, tepe, bayır .. ·
Kırat: Deger; düzey. 2. Kır renkli at.
Kıray: Genç, delikanlı.
Kırbay: Saygın genç.
Kırbey: Saygın genç.
Kırca: Yarı kırlaşmış saçları olan.
Kırdar: İtidalli olan.
Kırgız: Kırgızistan’da yaşayan Türk soyundan gelme halk.
Kırhan: Saygın hükümdar.
Kırman: Saçları kırlaşmış kişi.
Kırtay: Genç yaşta saçları kırlaşmış olan.
Kıvanç: Övünme, övünç duyma.
Kıyas: İki ayrı şeyi karşılaştırıp değerlendirme.
Kızan: Erkek çocuk 2. Delikanlı; silahlı köy delikanlısı.
Kızıl: Parlak, kırmızı renk. 2. Altın.
Kızılalp: Kızıl yiğit.
Kızılateş: Alevli, harlı ateş.
Kızılcan: Kızıl soydan gelen.
Kızıldemir: Kor halindeki demir.
Kızıler: Kızıl asker.
Kızılgün: Gökyüzünün kızıllığı.
Kııilkurt: Kızıl renkli kurt.
Kızıltan:Şafak vaktinin kızıllığı.
Kızıltaş: Kırmızı taş.
Kızıltuğ: Kızılrenkli tuğ.
Kızıltunç: Kırmızı tunç.
Kinyas: Geniş yüzlü kişi.
Kiper: İdareli, dayanıklı, yiğit
Kiram: Soylu, cömert.
Kirman: Hisar, kale.
Kiyan: Dağdan hızla inen sel, 2. Dede korkut kahramanı.
Kobra: Zehirli bir yılan türü.
Koca: Kadının eşi. 2. Büyük, iri. 3. Yaşlı, ihtiyar. 4. Büyük, ulu.
Kocabay: Yüce ve saygın kişi.
Kocaalp: Büyüklüğü ve iriliğiyle nam salmış yiğit.
Kocabey: Yüce bey.
Kocademir: Büyük demir.
Kocaer: Büyük, ulu, yiğit.
Kocataş: Büyük taş.
Kocatay: Genç irisi.
Kocatürk: Büyük Türk.
Koç: Sağlıklı, gürbüz genç erkek.
Koçak: Cömert, eli açık. 2. Yürekli, yiğit, kabadayı.
Koçakalp: Yiğit, kabadayı.
Koçar: Döğüş için yetiştiriImiş iri boynuzlu koç.
Koçaş: Yol gösteren, klavuzluk eden. 2. Yağmur bulutu.
Koçay: Koç gibi güçlü, ay gibi parıltılı.
Koçer: Koç gibi güçlü ve yiğit kişi.
Koçhan: Koç gibi gösterişli hükümdar.
Koçkan: Yiğit, yürekli kan bağından gelen.
Koçsoy: Kahramanlık soyundan gelen.
Koçtürk: Koç gibi gösterişli ve güçlü Türk.
Koçubey: Koç gibi gösterişli ve saygın kişi.
Koçyiğit: Yiğitler yiğidi.
Kolçak: Pazıbent. 2. Zırhın kola geçirilen parçası.
Koldaş: İş arkadaşı.
Koman: Umut.
Konan: Misafir,
Kongar/Kongur: Kestane rengi.


Konur: Açık kestane renginde olan.
Konuralp: Kahraman yiğit
Kopan: Muzaffer.
Kopuz: Ozanların çaldığı telli Türk sazı.
Koral: Sınır muhafızı. 2. Kaynağı dini ezgi olan orkestra parçası.
Koralp: Ateş gibi yakıcı, kahraman.
Koraltan: Kızıl tan.
Koraslan: Ateş gibi Yakıcı, arslan gibi yırtıcı.
Koray: Kor renkli ay.
Korcan: İçi içine sığmayan.
Korçak: Heykel.
Korçan: Çağlayan.
Korday: Kuğu kuşu.
Korel: Kızgın el.
Korer: Ateş gibi yiğit.
Korgan: Kale, burç.
Korban: Kor gibi kızgın hükümdar.
Korkan: Kor gibi bir geçmişi olan kişi.
Korkmaz: Hiçbir şeyden korkmayan.
Korkut: Korkusuzluğuyla başkalarını korku salan yiğit kişi. 2. Büyük dolu tanesi.
Korkutalp: Korkusuzluğuyla başkalarını korku salan yiğit kişi.
Korman: Kor gibi kızgın ve hareketli insan.
Kortan: Görünümüyle kor renginde olan, şafak vakti,
Kortaş: Kızgın taş.
Kortay: Kızgın tay.
Koryak: Kıpkırmızı
Koryiğit: Ateşli yiğit.
Koryürek: Ateş gibi sıcak yüreği olan.
Kostak: Çalımlı, iyi giyinmiş Yakışıklı. 2. Yiğit, kabadayı, yürekli.
Koşa: çift, eş, ikiz.
Koşak: Taş yığını. 2. Çokgüzel.
Koşal: Çok güzel çift.
Kovan: Hüzün, keder.
Koyak: Vadi, dere, dağlar arasındaki doğal çukurlar, etkili, dokunaklı.
Koyaş: Güneş.
Koygun: Dokunaklı, etkili, acıklı.
Koytak: Rüzgar olmayan çukur yer.
Koytan: Yalçın, kesik, kaya.
Kozak: Kozalak. 2-Padişah mektuplarının konulduğu kutu.
Kökcan: Asıl dost.
Kökel: Sağlıklı el.
Köken: Bir şeyin çıktığı dayandığı temel neden. 2. Soy, asıl.
Köker: Köklü, soydan gelen.
Köksal: Kökünle nam sal anlamında.
Köksan: Köküyle tanınmış kimse.
Köksoy: Tanınmış bir soydan gelen.
Köksu: Derinden çıkan su.
Köksur: Soyunun devam etmesini sağla.
Köktan: Kökleri çok eskiye dayanan.
Köktaş: Toprakta kalıcı taş.
Köktay: Sağlam, genç.
Kökten: Çok eskiden gelen. 2. Soylu.
Köktürk: Nam salmış Türk.
Köroğlu: Kocanın karısı için kullandığı sözcük. 2. Türk halk hikayesinin kahramanı.
Köse: Bıyığı, sakalı çıkmayan, seyrek sakallı.
Kösten: Ilıca.
Köymen: Köylü.
Köz: Küçük kor parçası.
Közcan: Ateş gibi dost.
Közer: Ateş gibi yiğit.
Kral: En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini, kalıtım veya soylularca seçilme
yöntemiyle elinde bulunduran kimse. 2. Başkalarından üstün olan kimse. 3. Çok başarılı zengin iş adamı.
Kuban: Rusya’da bir nehir adı.
Kubar: Kibar, nazik.
Kubat: Kaba, biçimsiz. 2. Davranışları kaba olan.
Kubilay: Moğol İmparatorluğu’nun ünlü hükümdarı.
Kuddus: Temiz. 2. Tanrının adlarından biri.
Kuddosi: Kutsal kişi.
Kudsi: Kutsal kişi.
Kula: Sarışın, mavi gözlü.
Kulan: Muzaffer olan.
Kulubey: Uğurlu bey.
Kunaylı: Soylu, zengin aile. 2. Etkin, faal.
Kunduz: Postu değerli bir kemirgen.
Kunt: Sağlam ve iri yapılı, dayanıklı.
Kuntay: iri yapılı genç.
Kunter: iri yapılı yiğit.
Kuntman: iri yapılı, dayanıklı insan.
Kuntürk: Sağlam ve güçlü Türk.
Kuntyiğit: İri yapılı yiğit.
Kuraner: Kuran’ın koruyucusu.
Kuray: Ay gibi güzel.
Kurban: Dinin bir buyruğu, adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. 2. Bir amaç uğruna feda edilen ya da kendini feda eden,
Kurcan: Çabala, uğraş,
Kurçak: Heykel.
Kurman: Üstün ve yetenekli kişi.
Kurt: Kurnaz kişi, işini bilen.
Kurtalp: Kurnaz ve yiğit kişi.
Kurtar: Zor durumda olana yardım et.
Kurtaran: Kurtulmasını sağlayan.
Kurtbay: Kurnaz ve saygın kişi.
Kurtbey: Kurnaz ve saygın kişi.
Kurtcebe: Zırhlı kale burcu.
Kurtdemir: Kurnaz ve sert.
Kurtdoğan: Kurnaz ve yırtıcı.
Kurtel: Yırtıcı el.
Kurter: Çevik, atak yiğit.
Kurthan: Kurnaz hükümdar.
Kurtul: Zor bir durumdan kendini kurtar.
Kurtulmuş: Aydınlığa kavuşmuş
Kurtuluş: Kötü bir durumdan kurtulma.
Kuruç: Cesur. 2. Çelik. 3. Toprak içinde bulunan büyük taş.
Kuşay: Uzaklaşmak.
Kut: Uğur, talih, baht. 2. Mutluluk.
Kutal: Mutlu ol, mutlu yaşa.
Kutaldı: Mutlu oldu.
Kutalmış: Mutlu olmuş.
Kutan: Dua etme. 2. Sakakuşu.
Kutalp: Mutlu olmuş yiğit kişi.
Kutat: Mutlu olmuş kişi.
Kutay: Uğurlu ay.
Kutbay: Mutlu, uğurlu ve saygın kişi.
Kutcan: Kutlu ve uğurlu can.
Kutel: Uğurlu el.
Kuter: Kutlu uğurlu kişi.
Kuterdem: Mutlu ve faziletli kişi.
Kuterden: Mutlu ve yiğit kişi.
Kutgün: Uğurlu gün,mutlu gün.
Kuthan: Kutlu hükümdar.
Kutkan: Saygın, kutlu Soydan gelen.
Kutlan: Kutlu, mutlu ol.
Kutlar: Mutluluklar.
Kutlubey: Uğurlu bey,
Kutluad: Uğurlu isim.
Kutlualp: Uğurlu yiğit.
Kutluay: Uğurlu ay.
Kutlucan: Uğurlu dost.
Kutluel: Uğurlu, kutlu el.
Kutluer: Şanslı, yiğit.
Kutluğ: Mutlu, uğurlu.
Kutluhan: Uğurlu hükümdar.
Kutlutay: Uğurlu genç.
Kutlutekin: Çok şanslı.
Kutlutürk: Şanslı Türk.
Kutman: Kutlu, uğurlu kimse.
Kutsal: Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kişi, mukaddes. 2. Yolunda can verilecek kadar sevilen. 3. Üstüne titrenilen. 4. Tanrıya adanmış olan.
Kutsalan: Uğur getiren.
Kutsan: Uğurlu, talihli.
Kutsel: İyi su.
Kutsoy: Mutlu soydan gelenler.
Kutun: Kutsal, mukaddes.
Kutunalp: Kutsal, yiğit.
Kutuner: Kutsal yiğit.
Kutyar: Uğurlu kimse.
Kuzgun: Kara karga,
Küce: Etkileyici.
Küçümen: Çok ufak, küçük.
Kültigin: Göktürk prensi.
Küntay; Gün- tay.
Kür: Yürekli, bileği güçlü.
Küre: Yer yuvarlağı. 2. Daire biçiminde olan
Küren: Bir at rengi.
Kürhan: Yiğit, yürekli han.
Kürşat: Eski Türklerde yiğit, alp.
Kürümer: Topluluk.



1 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?